KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/4216 E., 2014/11526 K.·Mahkemesi : Antalya 3.ASLİYE Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2014
- Tarihi
- 17/09/2013
- Numarası
- 2012/423-2013/260
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili olan davacı şirketin fide işletmeciliği yaptığını ve tarımsal sulama abonesi olduğunu, bu aboneliğine ilişkin olarak gelen elektrik faturalarının fahiş olduğunu beyan ederek, ödediği 37.951 TL elektrik bedelinin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile, alacağın ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava konusu olayda, davacıya ait sera tarımsal amaçlı bir tesis olup, davacı şirket tarımsal sulama abonesidir. Bu nedenle de, bu tesiste kullanılan elektriğin ticarethane tarifesi üzerinden fiatlandırılması mümkün görülmediğinden, mahkemece verilen kabul kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak; taraflar birlikte ifa günü belirlememiş iseler muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.(BK. 101/1.maddesi)
O halde; zenginleşen ister iyiniyetli, ister kötüniyetli olsun kendisinden iade talep edilmeden önce temerrüde düşmüş sayılması olanaklı değildir. Sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak talebinde de gecikme faizi yürütülebilmesi için borçlunun yani haksız mal edinenin ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerektiğinden iade talebinde bulunulmasından itibaren temerrüt faizi işleyecektir.
Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 117.maddesinde de borçlunun temerrüdünün koşulları düzenlenmiştir.
Somut olayda; davacının davalı tarafa gönderdiği 24.02.2012 tarihli ihtarname, ihtirazi kayıt niteliğinde olup, karşı tarafı temerrüde düşürür mahiyette bulunmadığından, bu nedenle de olayda temerrüt gerçekleşmediğinden, alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekecektir.
Öyle ise mahkemece, bu hususlar dikkate alınarak, asıl alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, ödeme tarihinden itibaren faiz tatbiki doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/4216, K. 2014/11526, 9 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama