KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/4466 E., 2014/11190 K.·Mahkemesi : İstanbul Anadolu 11.SULH Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2014
- Tarihi
- 08/10/2013
- Numarası
- 2012/239-2013/694
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesi ile tarafların kardeş olduğunu, vefat eden babalarına ait dairedeki ortaklığın giderilmesi için dava açıldığını, yapılan keşif sırasında da dairede kiracı olduğunun anlaşıldığını, vefattan bu yana kiranın davalılara ödendiğini, diğer mirasçılara verilmediğini, fazlaya ilişkin haklarının saklı olduğunu belirterek 1.000.00 TL alacağın vefat tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davacı vekilinin dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu, yargılama sürerken ıslah dilekçesi sunarak dava değerini 7.820.61 TL'ye yükselttiği, ıslah harcının ödendiği, ıslah dilekçesinin karşı yana tebliğ edildiği görülmektedir.
Davanın açıldığı tarih (24/08/2011) itibari ile yürürlükte olan HUMK'nun 8.maddesinde, hangi davalara Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılacağı diğer bir anlatımla Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu dava ve işler açıkça düzenlenmiştir. Açıklanan niteliği ve dayanağı itibariyle bu dava anılan yasa maddesinde sayılan davalardan değildir.
Bu durumda, davanın değer ve miktarına göre mahkemenin görevinin belirlenmesi gerekir.
Somut olayda, dava değeri 7.820.61 TL olup, dava tarihi itibariyle Sulh Hukuk Mahkemesinin görev sınırı olan 7.780.00 TL' yi aşmaktadır.
Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından kendiliğinden gözönüne alınır. Bu konuda kazanılmış hak da olmaz.
O halde mahkemece, dava konusu değerin ıslah yolu ile yükseltildiği dikkate alınarak, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/4466, K. 2014/11190, 8 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama