KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/4516 E., 2014/11770 K.·Mahkemesi : Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2014
- Tarihi
- 18/12/2013
- Numarası
- 2013/92-2013/452
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde; davalıdan satınaldığı taşınmazın tapu kaydının orman sınırları içinde kaldığı gerekçesi ile iptal edildiğini, buna ilişkin kararın kesinleştiğini, bu kararın onanmasına ilişkin Yargıtay kararında da satış bedelinin sebepsiz zenginleşme nedeni ile talep edilebileceğinin ifade edildiğini, arsa değerinin iadesinin gerektiğini, fazlaya ilişkin haklarının saklı olduğunu belirterek, 15.000.00 TL yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını belirterek, esastan da reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
HUMK. 74.maddesinde; "Kanunu Medeni ile muayyen hükümler mahfuz olmak üzere hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalarıyla mukayyet olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Tahakkuk edecek hale göre talepten noksan ile hüküm caizdir" düzenlemesi bulunduğu gibi;
HMK 26.maddesinde; "Hakim tarafların talep sonuçları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez" düzenlemesi yeralmaktadır.
Somut olayda; davacının dava dilekçesi ile alacağının yasal faizi ile ödenmesini talep ettiği, 15/11/2013 tarihli duruşma sırasında ise "davamı 23.205.25 TL'ye ıslah ediyorum" beyanında bulunduğu, ıslah harcını da aynı gün ödediği anlaşılmaktadır.
Davacının yalnızca dava dilekçesinde faiz talebinde bulunduğu, ıslaha ilişkin beyanında ise faiz talebinde bulunmadığı gözetilmeksizin mahkeme tarafından talebi aşar şekilde davacının alacağı olan 23.205,25 TL dava tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi anılan nedenlerle isabetli bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir .
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/4516, K. 2014/11770, 15 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama