KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/4574 E., 2014/11697 K.·Mahkemesi : Sivas 1.ASLİYE Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2014
- Tarihi
- 24/09/2013
- Numarası
- 2013/93-2013/389
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen sataşmanın önlenmesi davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, davalının su abonesi olduğunu, kendisine ait dükkanın kentsel dönüşüm alanında kaldığından bahisle davalı tarafça suyunun kesildiğini, işyerinin suyunun kesilmesinin tahliye sağlama sebebine dayandığını, işlemin hukuksuz olduğunu öne sürerek, işyerinin suyunun kesilmesi şeklindeki davalı tarafın sataşmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, bölgenin su vanasının eski olmasından bahisle teknik arıza sebebiyle su verilemediğini, arıza giderildiğinde suyun tekrar verildiğini ve su kesintisinin ortadan kalktığını, davacının dava açmakta hukuki menfaati bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin gereğinin yerine getirilmemesinin davalı idarenin eylemi olduğu, bu nedenle açılan davada adli yargının görevli olamayacağı gerekçesiyle HMK 114/1-b fıkrası gereğince yargı yolu bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanmış olan su abonelik sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, sözleşme davalı açısından da özel hukuk hükümlerine tabidir. Taraflar arasındaki su aboneliği sözleşmesinden kaynaklanan davalar genel hükümlere tabi olup, bu sözleşmeye ilişkin uyuşmazlıklar da adli yargıda görülür.
O halde mahkemece, uyuşmazlığın çözüm yerinin adli yargı olduğu gözönüne alınarak, davanın esası yönünden hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/4574, K. 2014/11697, 11 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama