KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/7695 E., 2014/16183 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2014
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK.nun 438.maddesinde öngörülen duruşma sınırı 01.01.2013 tarihinden itibaren 18.560 TL'ye çıkarılmıştır. Temyize konu edilen kararda dava değeri, duruşma sınırının altındadır. Bu nedenle duruşma isteğinin miktar yönünden reddiyle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz isteğinin incelemesinin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde, davalılar ile dava dışı 3.kişinin taşınmazda hissedar olduklarını, davacının bu taşınmazdaki 3.kişiye ait hisseyi satın aldığını ve tapu devrinin yapıldığını, davacının taşınmazı satın aldıktan sonra, iyileştirmeler yaptığını, ancak davalılardan ...tarafından davacı aleyhine açılan ön alım davası neticesinde davacı adına olan tapu kaydının iptali ile davalı ... adına tapuya kayıt ve tescil edildiğini beyan ederek, davacının yaptığı iyileştirmelere karşılık olarak 16.000 TL tazminatın 10.04.2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilimesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, bir kısım davalılar yönünden davanın reddine, bir kısım davalılar yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davalılardan ... ve ... yönünden; temyiz talebinin miktar itibariyle reddine;
5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK.nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2013 tarihinden itibaren 1.820 TL'ye çıkarılmıştır.
Hüküm, karar tarihi itibariyle kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı uyarınca Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz isteminin REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Diğer davalılar yönünden ise;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
BK'nun 101/2 (TBK'nun 117/1) maddesi gereğince, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Zenginleşen kimseden, iade talep edilmeden önce temerrüde düşürülmüş sayılmasının yasal dayanağı bulunmamaktadır. Sebepsiz zenginleşmede gecikme faizinin işlemesi için borçlunun bir ihtar ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Somut olayda, davacı tarafından davalıya gönderilmiş ihbar ya da ihtar bulunmadığına göre temerrüt olgusu gerçekleşmemiş olup, faize dava tarihinden itibaren karar verilmesi gerekmektedir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/7695, K. 2014/16183, 9 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama