KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/10386 E., 2015/18072 K.·Mahkemesi : Bartın Aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2015
- Tarihi
- 14/04/2015
- Numarası
- 2014/494-2015/197
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iştirak nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı dava dilekçesinde; tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını, müşterek çocuğun velayetinin davacı babaya verildiğini, boşanma davasında çocuk için iştirak nafakasına hükmedilmediğini, çocuğun büyüyüp ihtiyaçlarının arttığını, çocuğun lise sınavlarına hazırlandığını, davacı evlendiğini, ev kredisi ödediğini belirterek müşterek çocuk için 700 TL iştirak nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili cevap dilekçesinde; boşanma davası sırasında davalının davacıya müşterek araba ve evi bıraktığını, anlaşmalı boşanmada herhangi bir tazminat ve nafaka istenmeyeceği hususunda anlaştıklarını, davacının maddi durumunun iyi olduğunu belirterek davanın reddini, davalı duruşmadaki beyanında ise müşterek çocuk için aylık 250 TL nafaka ödeyebileceğini beyan etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, müşterek çocuk için 500,00 TL iştirak nafakasına ve davacı lehine 1.500 TL vekalet ücretine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK’nun 182.maddesine göre; boşanma kararı ile velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. İştirak nafakası her an doğup işleyen haklardandır.
TMK’nun 330.maddesindeki düzenleme, nafaka miktarının çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçlerine göre belirlenir şeklindedir.
Somut olayda; dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının polis memuru olduğu, 3.000 TL civarında maaşı olduğu, kendisine ait evde kaldığı, evli ve 2 çocuk sahibi olduğu, davalının hemşire olduğu, 2.350 TL maaş aldığı, 700 TL kira ödediği, bekar olduğu, bir arabası olduğu, müşterek çocuğun ise 2001 doğumlu olduğu, 8. sınıf öğrencisi olduğu ve dershaneye gittiği anlaşılmıştır.
Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, çocuğun yaşına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre, mahkemece takdir edilen 500 TL iştirak nafakası yüksektir.
O halde, davacının da katkısı dikkate alınarak, davalı anneyi ödemede zorlamayacak, onu zarurete düşürmeyecek şekilde, TMK’nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesine göre dengenin sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yüksek miktarda nafaka takdiri doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı, davacının kendisini vekil ile temsil ettirmemesine rağmen davacı lehine AAÜT’ne göre 1.500 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması da doğru değildir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/10386, K. 2015/18072, 16 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama