İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/1056 K.2015/11622

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen 23.06.2015 tarihli duruşma günü için…

Esas2015/1056Karar2015/11622Tarih23 Haziran 2015Okuma5 dk · 1.007 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2015/1056 E., 2015/11622 K.·Mahkemesi : İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Haziran 2015
Tarihi
20/05/2014
Numarası
2010/22-2014/168
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.007 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen 23.06.2015 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin Ağustos 2007 yılında ön alt dişinin kırılması üzerine tedavi amacıyla davalı diş hekimine gittiğini, dişleri inceleyen davalının müvekillinin çenesini sıktığı için alt dişinin kırıldığını, aynı zamanda tüm alt dişlerinin kısaldığını ve bunun kendisine yaşlı bir görünüm verdiğini söyleyerek,

bu sorunun çözümü için ceket ( crown) yöntemi ile üst arka dişlerinin uzatılması gerektiğini belirttiğini, ikinci kez yapılan randevu esnasında ise, yapılacak tedavi yöntemi hakkında hiçbir açıklama yapılmaksızın, müvekkilinin arka 8 üst dişinin kesildiğini ve bu dişlerin ceket (crown) yöntemi ile uzatıldığını, ayrıca üst önde 6 ve alt 6 dişin porselenle restore edildiğini, tüm tedavinin 1 ay içinde bitirildiğini, müvekkilinin üst dişlerinin uzatılması işlemi yapılır yapılmaz ve tedavi süresince, dişlerin çok sıkı geldiğini, rahat olmadığını ve ağzının sağ ve sol taraflarını simetrik hissetmediğini defalarca davalıya bildirdiğini,

nihayetinde davalının müvekkilinin dişlerini törpülediğini, yapılan bu işlem sonrasında da müvekkilinin sıkıntılarının geçmediğini, davalının bu sürecin geçici olduğunu tekrarladığını, davacının Eylül 2007 'den Mart 2008 'e kadar yeni dişlerine alışmaya çalıştığını, ancak şiddetli ve aralıksız baş ağrılarına, diş etlerinde sürekli kanamanında eklendiğini, davalının bu defa sadece arka dişleri sıkmamak için gece kullanılacak bir koruyucu yaptığını, ancak bunun da müvekkilinin sıkıntılarını gidermediğini, bu gelişmeler üzerine müvekkilinin gittiği başka bir diş hekimince,

dişlerdeki orantısızlık nedeniyle eklemlerin rahatsızlandığının tespit edildiğini, onar günde bir yapılan kontrollerde yapılan törpüleme işlemleri neticesinde müvekkilinin baş ağrılarının bir miktar azaldığını, ancak diğer komplikasyonların devam ettiğini ve bunun nedeni olarak da yapılan kaplamaların uygun olmadığı ve yeniden yapılması gerektiğinin söylendiği, müvekkilinin benzer sıkıntıları tekrar yaşamamak için Amerika'ya gittiğini, burada alınan raporlar ile yapılan kaplamaların müvekkiline uygun olmadığının tespit edildiğini ve Haziran 2008 tarihinde başlanılan tedavi sürecinde;

müvekilinin kaplama yapılan diş yerlerinde oluşan "gingivitis" adlı diş hastalığından dolayı üst sağ ve sol tarafından ameliyat yapıldğını, ilk yapılan ceketleme esnasında bir dişi kırıldığı için buna kanal tedavisi de uygulandığını ve kalıcı kaplamalar da yapılarak tedavi sürecinin Mart 2009 tarihinde tamamlandığını, müvekkilinin diğer sıkıntılarının sona ermesine rağmen çene eklemlerinde oluşan ve kalıcı hasara yol açan rahatsızlığının tedavi edilemediğini, gerekli teşhisi koyup,

teşhise uygun tedaviyi uygulamak yükümlüğünde olan davalının bu yükümlülüğünü ihlal ettiğini ve davacıyı aydınlatma yükümlülüğünü de yerine getiremediğini ileri sürerek; sonradan yapılan tedavi giderleri ile kazanç kaybı için şimdilik 55.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıyı muayene ederek gerekli tedaviye başladığını, ancak davacının sonradan randevularına gelmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; “...Adli Tıp Kurumu 2 . İhtisas Dairesi'nin davacıyı da muayene ederek düzenlediği ayrıntılı ve gerekçeli raporu ve tüm dosya kapsamı ile; davacının şikayetlerinin davalının yaptığı diş tedavisi nedeniyle meydana geldiğinin tespit edilememesi ve davalı diş hekimine yapılan tedavi nedeniyle herhangi bir kusur yükletilmemesi, tanık anlatımları ile davalı diş hekiminin davacıyı aydınlatma görevininde yerine getirmediği iddiasının ispatlanamaması...” gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; davalı diş hekiminin yükümlülüklerini yerine getirmediği, taahhütlerine ve tıbbın gereklerine uygun tedaviyi yapmadığı, uygulanan tedavinin başarısız olduğu iddiasıyla maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davaya dayanak yapılan maddi olgu, gerekli tedavi yapılmak suretiyle dişlerin gerçek işlevine kavuşturulmasıdır. Varılmak istenilen sonucun ve buna dayalı olguların hukuki nitelendirilmesi yapıldığında ise, yanlar arasında BK'nun 355 ve devamı (TBK' nun 470 ve devamı) maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu, dolayısıyla uyuşmazlığın eser sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği açıktır.

Eser sözleşmelerini, diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran önemli hususlardan birisi de sonuç sorumluluğu, yani tarafların iradeleri doğrultusunda yüklenici tarafından bir sonucun meydana getirilmesi taahhüdüdür. Burada, vekâlet akdindeki gibi sonuç taahhüt edilmeksizin sadece bir işin görülmesi taahhüdü bulunmamakta, bir eserin-sonucun yaratılıp teslim edilmesi borcu altına girilmektedir.

Bu borcun altına giren taraf, yani yüklenici, BK'nun 356/1 (TBK'nun 471/1) maddesi ve işin mahiyeti gereği, işi sadakat ve özenle yerine getirmek zorundadır. Sadakat borcu, yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapma ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınması anlamını taşır.

Buna göre; somut olayda işi yüklenen davalı hekimin, davacı üzerinde kararlaştırılan edimleri ifa ederken, yani tıbbi faaliyette bulunurken, mesleğinin tüm koşullarını ve tıp biliminin kurallarını eksiksiz yerine getirmesi, davacının edim menfaatinin gereği olup, aksi durumun gerçekleşmesi davalı doktorun kusurlu olduğunu göstereceği gibi, BK'nun 96. (TBK' nun 112.) maddesi gereği oluşan zarardan sorumluluğunu da gerektirmektedir.

Diğer taraftan, HMK'nun 266. maddesine göre, mahkemenin çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi görüşü alma zorunluluğu bulunmaktadır. Gerçekleştirilen diş tedavisinin; tıbbın gereklerine uygun şekilde yapılıp yapılmadığı, amacına ulaşıp ulaşmadığı teknik bir konu olduğundan, konunun uzmanı diş hekimlerinden oluşturulacak bir kuruldan rapor alınması, davanın rapor sonucuna göre değerlendirilmesi gerekir.

Yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan raporda ise, uyuşmazlığın esası hakkında değerlendirme yapmaya imkân verecek bilgiler ve açıklamalar yer almamaktadır. Zira, raporu düzenleyen kurulda (3. İhtisas Kurulundan çağrılan) bir diş hekimi yer aldığı gibi, bu hekimin davacının muayenesi sırasında hazır bulunup bulunmadığı da rapor içeriğinden anlaşılamamaktadır. Öte yandan, çağrılan diş hekimi dışında görüş bildiren diğer hekimler, diş dışındaki çeşitli dalların uzmanıdır.

Buna göre, mahkemece; tamamı diş hekimlerinden oluşturulacak bilirkişi kurulundan, davanın çözümüne yardımcı olacak açıklamaları içerir rapor alınmadan, yazılı şekilde karar oluşturulması doğru görülmemiştir.

Hal böyle olunca, mahkemece yapılacak iş; davacı da gönderilerek, mümkünse Adli Tıp Kurumu'dan tamamı diş hekimlerinden oluşturulacak bir heyetten, mümkün değilse üniversitelerin diş hekimliği fakültelerinden seçilecek uzmanlardan oluşturulacak bir heyetten rapor alınarak, davacının diş tedavisinin amacına ulaşıp ulaşmadığı, davalının yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, taahhütlerine ve tıbbın gereklerine uygun tedaviyi yapıp yapmadığının açıklattırılmasının istenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması olmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/1056, K. 2015/11622, 23 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/1056
Karar No
2015/11622
Tarih
23 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/1057 K.2015/2007
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2015/1057 K.2015/1638
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/1058 K.2015/14130
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2015/1058 K.2015/1773
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2015/1058 K.2015/1614
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/1059 K.2015/13731

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.