İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/10767 K.2015/15833

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı-birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten…

Esas2015/10767Karar2015/15833Tarih14 Ekim 2015Okuma5 dk · 974 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2015/10767 E., 2015/15833 K.·Mahkemesi : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ekim 2015
Tarihi
18/12/2013
Numarası
2013/201-2013/601
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

974 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı-birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı – birleşen davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davadışı 3. kişilerden .......... plakalı aracı satın almak üzere, satıcı 3. kişiye 14.000 TL nakit parayı noterlikte araç devrinin yapılmasından sonra ödediğini; satıştan sonra işyerine gelen şahısların aracın gerçek maliki olduklarını söylediklerini, ancak aracın polis marifetiyle elinden alındığını belirterek; aracın mülkiyetinin müvekkili davacıya geçtiğinin tespitine, aksi halde 14.000 TL satış bedelinin davalılardan haksız fiil tarihi olan 18.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı A.. O.. cevap dilekçesinde; kendisini Ş. G. olarak tanıtan ve satış yetkisi verilmesi talep eden 3. kişinin yanında getirdiği sürücü belgesi ile, ............. plakal araç ruhsat bilgilerinin birbiri ile örtüştüğü, TC kimlik numaralarının aynı olduğu, sürücü belgesindeki fotoğrafın talep sahibine ait olduğu, tahrifat olmadığının tespiti ile gerekli özen yükümlülüğüne uygun şekilde hareket edilerek, 17.09.2007 tarih 14460 yevmiye numaralı araç satım yetki belgesi düzenlendiğini savunarak; davanın reddini istemiştir.

Davalı – birleşen davacı Ş. G. vekili cevap dilekçesinde; .............plakalı müvekkiline ait aracın 2007 yılı yaz sezonunda kiralanması için müvekkilin babasının işletmecisi olduğu araç kiralama işletmesine bırakıldığı, dava dışı C. D. 'in aracı 13.09.2007 tarihinde kiraladığı, aracın kira süresi bittiği halde getirilmemesi üzerine emniyete başvurulduğu, C.

D. 'e telefonla ulaşıldığında aracın davacı – birleşen davalıda olduğunu söylemesi üzerine aracı, davacı – birleşen davalıya ait işyerinin önünden teslim alındığını; aracın davacı -birleşen davalıya satılmasında kusurunun bulunmadığını, araç kiralandığı için müvekkili adına düzenli araç ruhsatının da kiralama ile kiralayana verildiğini, sahte sürücü belgesi üzerindeki fotoğraf, sürücü belgesi numarası, imzası, verilme yerlerinin müvekkiline ait sürücü belgesi bilgileri ile örtüşmediğini; davadışı C.

D. 'in sahtecilik yaparak vekaletname çıkarttığını belirterek davanın reddini; birleşen davasında .............. plakalı aracın mülkiyet hakkının müvekkiline iadesi, trafik sicile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, davacı – birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin, 02.05.2012 tarih 2011/5911 Esas ve 2012/7668 Karar sayılı ilamı ile onanmış ise de aynı dairenin 25.12.2012 tarih 2012/14550 Esas 2012/19940 Karar sayılı ilamı ile; "... araç satışına dayanak teşkil eden vekaletnamenin düzenlenmesinde kullanılan sahte sürücü belgesinin iğfal kabiliyeti olup olmadığına dair Polis Kriminal incelemesi yaptırılıp, gerekli teknik inceleme sonucu raporlar aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir, gerekçesi ile" onama kararı kaldırılarak mahkeme kararı bozulmuştur.

Mahkemece; bozmaya uyulmuş, yeniden yapılan yargılama sonucunda; sahte sürücü belgesinin aslına ulaşılamaması nedeniyle, fotokopi üzerinden bilirkişi tarafından yapılan incelemede sürücü belgesinin sahte olduğunun ilk bakışta anlaşılamayacak olması, iğfal kabiliyetine haiz olduğu gerekçesiyle; davanın, davalı A.. O.. yönünden reddine, davalı – birleşen davacı Ş. G. yönünden davanın reddi ve birleşen davanın kabulüne ilişkin önceki mahkeme kararının, karar düzeltme kararıyla bozulmadığından ve öncesinde onandığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.

Dava; noterde düzenlenen araç satış sözleşmesiyle satın alınan aracın, alıcının elinden alınması nedeniyle, alıcının uğradığı maddi zararın, noter ve araç malikinden tahsiline ilişkindir.

Temyize konu uyuşmazlık; dava dışı 3. kişinin kusurunun, noterin eylemi ile davacının uğradığı maddi zarar arasındaki illiyet bağını kesip kesmediği noktasında toplanmaktadır.

1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 162.maddesine göre, ''Noterler bir işin yapılmamasından veya hatalı yahut eksik yapılmasından dolayı zarar görmüş olanlara karşı sorumludurlar''. Bu maddeye göre noterlerin sorumluluğu Kusursuz sorumluluktur. Kusursuz sorumlulukta ise, zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu yoktur, aksine kusursuz sorumlu olan davalının (noterin) olayla zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını kanıtlaması gerekir.

Sorumluluk Hukukunun önemli ögelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Teoride ve uygulamada; mücbir sebep, zarar görenin tam kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru ile illiyet bağı kesilir ve kusursuz sorumlu olan kişi sorumluluktan kurtulur.

Diğer taraftan Noterlik Yasası'nın 72.maddesi gereğince noter; iş yaptıracak kişilerin kimlik ve adresleri ile gerçek isteklerini tam öğrenmekle yükümlüdür. Noterin sahte belgeler ile işlem yapması ve gerçek maliki iyi tespit edememesi, hatalı ve eksik bir işlemdir.

Tüm bu bilgiler ışığında somut olay irdelendiğinde; dava dışı 3. kişinin, davalı araç maliki Ş. G. adına düzenlenmiş araç ruhsatı ile sahte olarak düzenlediği ve Ş. G. kimlik bilgilerini içeren sürücü belgesini notere sunduğu, davacıyı zarara uğratan vekaletnamenin, bu sahte sürücü belgesine dayalı olarak noterce yapıldığı anlaşılmaktadır.

25.11.2013 tarihli bilirkişi raporu ile, tetkik için gönderilen Ş. G. adına düzenlenmiş ........... belge ile .......... seri numaralı sürücü belgesinin sahteliğinin ilk bakışta anlaşılamayacağı, iğfal kabiliyetine haiz olduğu, kanaatine varıldığı rapor edilmiştir.

Vekaletname düzenlenirken kullanılan sahte sürücü belgesinin dosyada sureti mevcut olup, aslına ulaşılamamış, bilirkişi incelemesi sürücü belgesinin fotokopisi üzerinde yapılmıştır.

Somut olayda; sahte sürücü belgesi kullanılarak düzenlenen vekaletname ile aracın satışının yapıldığı, davacının bu nedenle zarara uğradığı sabit olduğuna göre; nedensellik bağının kesildiğinin ispatı davalı notere düşmektedir.

Bunun yanında; dosyada fotokopisi bulunan sahte sürücü belgesinin "belge sahibi" bölümündeki imza ile vekaletnamedeki vekalet veren Şeyhmus Gençdal tarafından atılan imza arasında gözle görülür şekilde fark bulunduğu hususunun noterce gözden kaçırıldığı ve böylece davalı noterin gerçek maliki tespit için gerekli özeni göstermediği nazara alınmamıştır.

Öte yandan, sahte sürücü kimlik belgesinin aslı ele geçirilemediğine göre, fotokopisi üzerinde yapılan sahtecilik incelemesinin de geçerli olarak kabul edilmesi mümkün değildir.

Davalı noterin imza farklılığını fark etmeden sahte sürücü belgesine dayanarak vekaletname düzenlemiş olması özen yükümlülüğünü kusurlu şekilde aksattığı, davalı noterin sahte sürücü belgesinin iğfal kabiliyeti bulunduğu iddiasını ise ispat edemediği, noterlerin sorumluluğunun da, kusursuz sorumluluk olduğu, bu nedenle de davalı noterin meydana gelen zarardan sorumlu olduğu kabul edilip, davacının uğradığı maddi kayıpların belirlenmesi ve davalı A.. O..'dan tazminine karar verilmesi gerekirken; itibar edilmeyen gerekçeler ile, davanın reddine yönelik hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/10767, K. 2015/15833, 14 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/10767
Karar No
2015/15833
Tarih
14 Ekim 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2015/10767 K.2015/11408
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/10767 K.2015/9335
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/10767 K.2015/9031
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/10767 K.2015/3477
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/10768 K.2015/23026
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/10768 K.2015/9530

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.