KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/1084 E., 2015/20919 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2015
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; düğünde müvekkiline takılan altın ve paraların düğünden sonra davalı tarafından alındığını, davalının, altın ve takıları, nerede sakladığını dahi, müvekkiline söylemediğini belirterek, el konulan altın ve paraların aynen iadesini, mümkün olmadığı takdirde fazlası saklı kalmak kaydıyla 10.0000 TL değerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 21.08.2014 tarihli dilekçesi ile dava değerini 17.061,50 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; evlilik birliğinin, davacının evi terk etmesi ile, fiilen sona erdiğini, müvekkilinin, ziynetlere ilişkin, davacıdan özel bir talebinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; ziynet eşyalarının davalıda kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 3 adet altın bilezik, 1 adet altın zincir, 1 adet altın bileklik, 12 adet çeyrek altının gram, ayar ve kıymetleri ayrı ayrı belirtilerek öncelikle aynen iadeye, mümkün olmaması halinde, toplam 7.912,00 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava; ziynet eşyalarının aynen iadesi veya bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 12/1.maddesinde.
"Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." şeklindeki düzenlemeye uygun olarak,
davanın red edilen miktarı üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücreti (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla)nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesi gerekirken, davalı lehine 250,56 TL vekalet ücretine dair hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/1084, K. 2015/20919, 23 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama