İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/10979 K.2015/17660

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra,…

Esas2015/10979Karar2015/17660Tarih11 Kasım 2015Okuma4 dk · 839 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2015/10979 E., 2015/17660 K.·İncelenen Kararın

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Kasım 2015
Mahkemesi
ADANA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
23/09/2014
Numarası
2012/368-2014/407
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

839 kelime·4 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından davacı aleyhine Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2012/11022 esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, takibe konu borcun taraflar arasında medikal malzeme alım-satım ilişkisinden doğduğunu, davacının ortak medikal işi yapmak için davalıdan 7.000,00 TL nakit aldığını, teminat olarak takibe konu bonoyu verdiğini, satılan malzemelere ilişkin kurum ödemelerindeki gecikmeler nedeniyle medikal işinden karşılıklı vazgeçildiğini, davalıdan alınan paranın geri ödemesi için hesap numarası istenildiğini, davalının babası Haşim Mayda'nın iban numarasını davacının eşi E...

S...'ın hesap numarasına gönderdiğini, davacının eşi tarafından davalının babasının hesabına 18/10/2011 tarihinde 2.501,00 TL, 21/11/2012 tarihinde 2.000,00 TL ödeme yapıldığını, ödeme emrinde yer alan 2.499,00 TL lik kısmı kabul ettiklerini, ancak 4.501,00 TL lik kısmı kabul etmediklerini belirterek; takibe konu senede ilişkin kısmi itirazlarının kabulüne, % 20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili duruşmadaki beyanında; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının senede dayalı olarak borçlu olduğunu, yapılan ödemelerin kendileriyle alakasının bulunmadığını, isimlerin dahi tutmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; davalının babasının hesabına gönderilen ödemeler ve davacının eşinin mail adresine gelen mesaj kaydı dikkate alınarak davanın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2012/11022 esas sayılı dosyasındaki 7.000,00 TL lik senedin 4.501,00 TL'lik kısmından dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine ve % 20 oranında kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosya kapsamında; davacı taraf medikal malzeme alım-satım işi için ortaklık kurduklarını, ortaklık kapsamında davalıdan 7.000,00 TL nakit para aldığını, teminat olarak davalı tarafa aynı miktarda bono verildiğini, satılan malzemelere ilişkin kurumların geç ödeme yapması nedeniyle ortaklıktan vazgeçtiklerini, davalı tarafından bononun takibe konulduğunu, ancak bir kısım ödemelerin davacının eşinin hesabından davalının babasının hesabına yapıldığını ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır.

Kanunda aksi öngörülmedikçe kural olarak herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. HMK'nın 190.maddesi gereği; ispat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

Menfi tespit davası açan davacı, davalının varlığını iddia ettiği hukuki ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis başka bir nedenle (ödeme ile ) yok olduğunu iddia ettiği için MK.6.mad.si gereğince bu iddiayı ispat yükü davacıya düşer.

04.06.1958 gün 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı gibi; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hakimin görevidir. Diğer bir deyişle; bir davada maddi olayı anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hakime aittir (HUMK.nun madde 76, HMK madde 33). Anılan yasal düzenlemeye göre davayı aydınlatma görevinin mahkeme hakimine ait olmasına göre uyuşmazlığın çözümüne ilişkin hukuki nitelendirme yapılmalıdır.

Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir (6098 sayılı TBK. 620/1 md. - 818 sayılı BK. 520 md. vd.). Bu durumda ortaklığın tarafları arasında bir takım hak ve borçların yükümlenildiği kabul edilmelidir. Böyle olunca, adi ortaklığı, borç doğuran bir sözleşme olarak nitelendirmek gerekmektedir.

Adi ortaklık sözleşmesi geçerlilik yönünden herhangi bir şekle tabi olmayıp, sözlü yapılan adi ortaklık sözleşmesi geçerli ise de inkarı halinde bu ortaklığın var olduğunu ileri süren kişinin bu ortaklığı ispatı gerekir.

Ayrıca Türk Borçlar Kanunu'nun 555 ve ardından gelen maddelerinde düzenlenen havale kavramı üzerinde durmak gerekir. Havale, hukuksal nitelikçe bir ödeme vasıtasıdır. Eş söyleyişle, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini, havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını ileri süren havaleci, bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.

Somut olayda, havaleci durumundaki davacı, değinilen yasal karine karşısında, davalıya yapıldığını iddia ettiği dava konusu havalelerin, ortaklık kapsamında aldığını belirttiği 7.000,00 TL borcun ödenmesi amaca yönelik bulunduğunu kanıtlama yükümü altındadır. Başka bir ifadeyle, havale kavramından hareketle yapılacak değerlendirmeye göre de, somut olayda kanıtlama yükümlülüğü davacıya aittir.

Davacı tarafından, davalıya borcun ödenmesi amacıyla gönderildiği belirtilen dava konusu banka havaleleri incelendiğinde; göndericisinin Emine Sarıbıyık, alıcısının Haşim Mayda olduğu iki adet 18/10/2011 tarihli 2.501,00 TL ve 21/11/2012 tarihli 2.000,00 TL miktarında gönderim yapıldığı belirlenmektedir.

Havale dekontlarında, paranın davacı S.. S.. tarafından gönderilmediği gibi alıcısının da davalı Y.. M.. olmadığı, taraflar arasındaki bono ilişkisi nedeniyle ödeme yapıldığına dair herhangi bir açıklama yer almadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda havaleler ile davacının eşinin hesabından davalının babasının hesabına para gönderilmiş olması, paranın davalının icra takibine dayanak yaptığı bonoya ilişkin kısmi ödeme iddiasını ispat için yeterli değildir.

O halde, mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak davaya konu gönderilen paraların adi ortaklık ilişkisi çerçevesinde gönderilip gönderilmediğinin değerlendirilip tartışılması ve oluşacak sonucu dairesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan

A. ÖZÇELİK

Üye

F. PINARCI

Üye

Y. MEMİŞ

Üye

M. ÖZER

Üye

H. KANIK

Katip: Ş.A · Karşılaştırıldı:

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/10979, K. 2015/17660, 11 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Yargıtay Kararı
  4. A. Özçelik
  5. F. Pınarcı
  6. Y. Memiş
  7. M. Özer
  8. H. Kanık
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/10979
Karar No
2015/17660
Tarih
11 Kasım 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/10980 K.2015/18830
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2015/10980 K.2015/10064
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/10980 K.2015/7641
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/10981 K.2015/18317
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/10981 K.2015/31479
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/10982 K.2015/18318

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.