İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/11152 K.2016/6663

Taraflar arasındaki maddi - manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı - karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin…

Esas2015/11152Karar2016/6663Tarih27 Nisan 2016Okuma6 dk · 1.169 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2015/11152 E., 2016/6663 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Nisan 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.169 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki maddi - manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı - karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı - karşı davalı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının 18/09/2011 tarihinde nişanlandıklarını, 16/06/2012 tarihinde ise nişanlılıklarının davalı tarafın isteği ile sona erdiğini, müvekkilinin, nişanlı kaldıkları süre içerisinde davalıya nişan ve bayram hediyesi olarak, pırlanta tek taş yüzük, altın habbiye set (kolye, bileklik, küpeden oluşan 80 gr. 22 ayar altın), 27 gr.

22 ayar altın telkari bileklik, inci set (kolye ucu, zincir, küpe-3,5 gr kolye ucu, 8 gr. küpe, 6 gr. zincir) verildiğini, takıların takribi değerinin 13.000,00 TL civarında olduğunu; belirtilen hediyelerin ihtarnameye rağmen iade edilmediğini, evlenildiğinde ikamet edilecek müşterek konutu müvekkilinin, 2012 yılı Ocak ayında kiraladığı, 2012 yılı Eylül ayı dahil olmak üzere bu evin kirasının müvekkili tarafından ödendiğini, kira bedelinin 5.400,00 TL olduğunu; müvekkilinin bu evin tadilatı için 3.000,00 TL masraf yaptığını belirterek;

nişan hediyelerinin aynen iadesi, mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere hediyelere karşılık gelen 13.000,00 TL dahil olmak üzere toplam 21.400 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.

Davalı-karşı davacı vekili, cevap dilekçesinde; nişanın gerçekte 02/06/2012 tarihinde davacı tarafça sonlandırıldığını, davanın nişanlılığın sona ermesinden 1 yıl geçtikten sonra açıldığından davanın zamanaşımı nedeni ile reddinin gerektiğini, nişanın bozulmasında asli kusurlu tarafın davacı taraf olduğunu, davacı tarafın nişan merasimi esnasında taktığını beyan ettiği kolye, bileklik ve küpeden oluşan altın habbiye seti iptal olan düğün tarihinden 2 gün sonra (09/07/2013) tarihinde iade ettiğini savunarak; davacı tarafından açılan davanın reddini istemiş;

karşı davasında ise, davacı–karşı davalının ortada bir neden yokken nişanı sonlandırdığını, müvekkilinin ve annesinin düğün tarihine kadar barışmak için çaba gösterdiklerini, müvekkilinin nişan sebebi ile 17.056,83 TL masraf yaptığını belirterek; bu masraf ve nişanda davacı- karşı davalıya takılan saatin aynen iadesi veya bedeli olan 1.117,00 TL'nin iadesi ile müvekkili lehine 10.000,00 TL manevi tazminatın davacı – karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece; karşı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, asıl davanın ise kısmen kabulü ile; kira ve masrafa ilişkin talebin ispatlanamadığından reddine, nişan hediyesi olarak takılan hediyelerin aynen iadesi mümkün olmadığından, 9.700,00TL bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, nişanın davalı- karşı davacıdan kaynaklanan sebeplerle bozulması nedeniyle 2.000,00 TL manevi tazminatın davalı–karşı davacıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm davalı–karşı davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı – karşı davacının karşı davaya ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir. Asıl dava yönünden ise;

1-Nişan hediyelerinin iadesi talebi yönünden;

Nişan, evlenme dışında bir nedenden dolayı sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir. Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır. (TMK. m.122)

Nişanlılık dolayısıyla verilen hediye, olağan bir hediye ise geri istenemez. Hediyelerin geri istenebilmesi için alışılmışın dışında hediyelerden olması gerekir. Alışılmış (mutad) hediyelerden kasıt; giymekle, kullanmakla eskiyen ve tüketilen eşyalardır.

Kural olarak giymekle, kullanılmakla eskiyen ve tüketilen eşyaların iadesine karar verilemez. Nişanın bozulması nedeniyle mutad dışı hediyelerin geri alınmasına ilişkin davalarda kusur aranmaz.

Somut olayda; davalı – karşı davacı takıların davacı–karşı davalı tarafından takılmadığı savunmasında bulunduğu, davacı–karşı davalı tanığı ...'nün "...söz kesilirken Evren'in annesi davalıya tek taş bir yüzük takmıştı..." şeklinde beyanda bulunduğu, buna göre tek taş yüzüğün davacı – karşı davalı tarafından takılmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece, bilirkişi tarafından... incelemesi yapılarak dava konusu takıların davacı–karşı davalı tarafından takılıp takılmadığının tespiti gerekirken, tek taş yüzük yönünden talebin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bunun yanında, hediyelerin iadesi yönünde hüküm kurulabilmesi için eşyanın davalıya hediye edildiğinin ve nişanın bozulmasından sonra iade edilmediğinin ispatlanması gerekir. Zira; TMK'nın 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan herbiri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde; gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir.

Hediyelerin verildiği ve iade edilmediği hususu her türlü delil ile ispat edilebilir. Nişan nedeniyle kendisine verildiğini kabul ettiği hediyelerin iade edildiğini ileri süren davalı, bunu kanıtlamalıdır.

Somut olayda; davalı–karşı davacı, dava konusu hediyelerden habbiye set (kolye, küpe, ve bileklik) in davacı–karşı davalıya iade edildiğini iddia ettiği; davalı–karşı davacı tanığı ...'nin " ...nişanda takılan altın set takımını davacıya iade etmek için davalı ile birlikte gittik, ayrı masalarda oturduk ancak, ...in, nişanda takılmış olan küpe, kolye ve bileklikten oluşan altın seti davacıya teslim ettiğini gördüm..." şeklinde beyanda bulunduğu, davalı karşı davacı tanıkları ... ... ve Nahide Harma'nın bu beyanı destekler mahiyette beyanlarda bulundukları anlaşılmaktadır.

Asıl olan, tanığın gerçek beyanda bulunduğudur. Bu itibarla, mahkemece; kolye, küpe ve bileklikten oluşan habbiye setin davacı – karşı davalıya iade edildiğinin kabulü ile bu takılar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken talebin kabulü doğru görülmemiş, bu husus da hükmün bozulmasını gerektirmiştir.

2- Davacı -karşı davalı lehine hükmedilen manevi tazminat yönünden;

Kural olarak nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir. (TMK m. 121) Nişanın bozulmasından dolayı davacı lehine manevi tazminata hükmedilebilmesi için, nişanın haksız olarak bozulmasının yanında, davacının kişilik haklarının da ihlal edilmiş olması gerekir.

Nişanın bozulması, doğal olarak taraflarda değişik şiddet ve ölçülerde de olsa üzüntü yaratır ve menfaat ihlaline neden olur. Ancak sırf, nişanın bozulmasından dolayı duyulan üzüntü ve hayal kırıklığına uğranılmış olması manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli değildir. Doğal olan üzüntü ve menfaat ihlali manevi tazminata esas alınmaz. Zira, manevi tazminata karar verilebilmesi için istemde bulunan nişanlının kişisel haklarının fahiş olarak zarara uğramış olması gerekir. Bu fahiş zararın somut olay ve nedenlere dayanılarak ispat edilmesi gerekir.

Somut olayda; davacı – karşı davalı tanıkları nişanın bozulmasının nedeni ve hangi taraftan kaynaklandığını bilmediklerini beyan ettiği, davalı -karşı davacı tanığı...."...davacı ... bana 'bu iş olmayacak,... ailemin dediği hiçbir şeyi yapmak istemiyor, ailemin sözünden dışarı çıkamam' dedi, yanımda Ece de vardı, daha sonra kızım davacıya ulaşmaya çalıştı ama davacı telefonlara çıkmadı, 15 gün sonra görüştüklerinde davacı ... kızıma, artık düğünün olmayacağını söyledi..." şeklinde;

davalı – karşı davacı tanığı ... ise "...davalı ve annesinin çalıştığı işyerine gitmiştim, tarafların tartışma seslerini koridordan duyabiliyordum, davacı, davalıya hitaben 'annem senden birşeyler yapmanı istiyor, sen neden annemi dinlemiyorsun, birlikte oturmamızı neden istemiyorsun' dedi, davalı da karşılık veriyordu, o sırada taraflar dışarı çıktı ve davacı ' bu iş bitti artık düğün yapmaya gerek yok' dedi..." şeklinde beyanda bulundukları anlaşılmaktadır.

O halde, davacı – karşı davalı, nişanın davalı – karşı davacı ...'nin kusurlu davranışları sonucu bozulduğunu ispat edemediğinden manevi tazminat isteminin tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile manevi tazminat isteminin kısmen de olsa kabülüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus da hükmün bozulmasını gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/11152, K. 2016/6663, 27 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/11152
Karar No
2016/6663
Tarih
27 Nisan 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/11152 K.2016/4787
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/11153 K.2016/6935
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/11153 K.2016/5501
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/11155 K.2016/7064
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/11156 K.2016/6086
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/11157 K.2016/6454

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.