İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/11820 K.2016/8161

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya…

Esas2015/11820Karar2016/8161Tarih25 Mayıs 2016Okuma4 dk · 741 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2015/11820 E., 2016/8161 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Mayıs 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

741 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili dilekçesi ile; tarafların birlikte ....

Baklavacısının işletmesini aldıklarını ve taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesinin yapıldığını, işyerinin, eski işletmeci dava dışı ... üzerinde kaldığını ve müvekkilinin işyerini işletmeye başladığını, işyeri sahibi olan ...'a ödenmesi gereken 12.000TL bedelin müvekkili tarafından ödendiğini, ayrıca işyerine alınan demirbaş malzeme ve malların bedellerinin de davacı tarafından ödendiğini, ancak davalının işyeri ile ilgilenmediği gibi üzerine düşen sermaye katkısında da bulunmaması nedeniyle işletmenin zarar etmekte olduğunu, yapılan sözleşmede kâr ve zararın ortak olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını iddia ederek,

davacının davalı tarafından ödenmesi gereken bedelleri de ödediği için davalı adına ödemiş olduğu bedellerin iadesi gerektiğini beyan etmiş, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.000 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu edilen işyerinin devralınmasından 1-1,5 ay sonra davacı ile aralarında yapılan mutabakat ile ortaklığın sona erdirildiğini, aralarında yapılan anlaşma sonrasında davacının müvekkiline borçlu çıktığını ve davacı tarafından müvekkiline borcuna karşılık bonolar verilerek borcunu ödediğini, dava dilekçesinde ...'a verildiği iddia edilen 12.000 TL'nin kendisi tarafından ...'a verilmek üzere bizzat davacıya verildiğini, davacının fiilen bitmiş bir ortaklığı devam ediyormuş gibi gösterip isteklerde bulunmasının hakkın kötüye kullanımı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; adi ortaklıkta fesih ve tasfiye istenilmeden ortağın ayın olarak veya nakden ödediği sermaye payını diğer ortakdan isteyemeyeceği, davacıya göre adi ortaklığın zarar etmekte olduğu, dolayısıyla zarar eden ve devam eden bir adi ortaklık bulunduğu ve davacının talebinde fesih ve tasfiye olmadığından dava dilekçesindeki talebe fesih ve tasfiye talebi kendiliğinden eklenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Kural olarak adi ortaklıkta; ortaklardan biri sermaye payı taahhüdünden doğan borcunu ifa etmezse, diğer tüm ortaklar veya onlar adına ortaklık yönetimi ya da ortaklardan birisi de açacağı bir dava ile temerrüde düşen ortağın borcunun ifasını talep edebilir. Ancak, bir ortağın sermaye koyma borcunu yerine getirmeyen ortağa karşı böyle bir ifa davası açması için kendisine düşen sermaye borcunu ifa etmiş olması ya da ifasını önermiş olması gereklidir. Burada dikkat edilecek husus; davacı ortak ifanın kendisine yapılması için değil, ortaklığa yapılması için davayı açmaktadır, çünkü sermaye payı ortağa değil ortaklığa aittir.

Bunun yanında Türk Borçlar Kanununun 627.maddesine göre; ortaklardan birinin ortaklık işleri için yaptığı giderlerden veya üstlendiği borçlardan dolayı diğer ortaklar, ona karşı sorumlu olurlar, bu ortağın, yönetim işleri yüzünden doğrudan doğruya uğradığı zararlar ile ortaklığın yönetiminden kaynaklanan tehlikeler sonucunda doğan zararları, diğer ortaklar gidermekle yükümlüdürler.

TBK'nın 627.maddesi anlamında gider; ortakların ortaklık işlerini ve dolayısıyla ortaklık amacını gerçekleştirmek için yaptıkları veya kendi idare faaliyetlerinin zorunlu sonucu olarak ortaya çıkan harcamalar olarak ifade edilebilir. Bu giderlere örnek olarak; adi ortaklığa ait işletmenin kirası, ortaklık işleri için yapılan seyahat masrafları, ortaklığa ait araçların tamir ve bakım bedelleri, ortaklığa alınan malların bedelleri...vb. gösterilebilir.

Ortaklar yapmış oldukları bu masrafları ve uğradıkları zararları öncelikle ortaklık malvarlığından tahsil ederler, eğer ortaklık malvarlığı masraf ve zararları karşılamaya yetmiyorsa veya ortaklığın herhangi bir malvarlığı yoksa ortaklar bu masraf ve zararlar için diğer ortaklara doğrudan yönelebilirler. Bunun için ortaklığın fesih ve tasfiyesinin beklenmesine de gerek yoktur.

Ortak yetkili bir şekilde ortaklık için gerekli masrafları yapmış, aslında ortaklığa ait bir yükümlülüğe katlanmak zorunda kalmıştır. Ortaklık ve diğer ortaklık yararına böyle bir faaliyette bulunan ortağın bu hareketi ile TBK md.627'den kaynaklanan taleplerinin ortaklığın sona ermesine ve tasfiyesine kadar beklemenin zorunlu olduğunu kabul etmek suretiyle onun aleyhine hüküm ve sonuçlar doğurmamalıdır. ( Doç. Dr. Oruç Hami Şener, Adi Ortaklık, syf. 325 vd. ..., 2008)

Tüm bu bilgiler ışığında somut olaya bakıldığında; davacının dava dilekçesi ile davalının üzerine düşen sermaye katkısında bulunmadığı, ortaklığa alınması gereken mallar ile yapılması gereken masraflara da katkı sağlamadığı iddiası ile alacak talebinde bulunduğu, bu talebin TBK'nın 627.maddesine dayandığı ve fesih ve tasfiye istenmeden de böyle bir talepte bulunabileceği anlaşılmaktadır.

O halde mahkemece; açılan davanın adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkin bir dava olmadığı ortaklar arası alacak davası olduğu göz önünde bulundurularak, konusunda uzman bilirkişiden rapor almak suretiyle varsa davacının alacağının tahsiline karar verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/11820, K. 2016/8161, 25 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/11820
Karar No
2016/8161
Tarih
25 Mayıs 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/11820 K.2016/6998
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/11820 K.2016/5444
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/11821 K.2016/9273
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/11822 K.2016/5617
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2015/11823 K.2016/8455
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/11824 K.2016/8742

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.