İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/11929 K.2015/20070

Taraflar arasındaki nafaka alacağının iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten…

Esas2015/11929Karar2015/20070Tarih10 Aralık 2015Okuma4 dk · 808 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2015/11929 E., 2015/20070 K.·İncelenen Kararın

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Aralık 2015
Mahkemesi
MANİSA 1. AİLE MAHKEMESİ
Tarihi
15/12/2014
Numarası
2014/100-2014/866
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

808 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki nafaka alacağının iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların boşandıklarını, müşterek çocuğun velayetinin davalı anneye verildiğini, çocuk lehine aylık 500,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, tarafların boşanmalarına rağmen ilişkilerinin devam ettiğini, müvekkilinin davalıya sürekli maddi katkıda bulunduğunu, davalının borçlarını müvekkilinin ödediğini, çocuğun ihtiyaçlarını müvekkilinin karşıladığını buna rağmen davalının kötü niyetli davranarak eski nafakaları birikmiş borç gibi göstererek, müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını belirterek; Manisa 4. İcra Müdürlüğü'nün 2013/5080 Esas sayılı icra takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili duruşmadaki beyanında; dava dilekçesini kabul etmemekle birlikte belirtilen hususların müşterek çocuğun nafakasının ödenmesine mani olamayacağını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece; iştirak nafakasının boşanma ilamının kesinleşmesinden itibaren ödendiğine ilişkin dosyaya somut belge ve bilgi sunulmadığı; tanıkların tarafların boşanmadan sonra bir arada yaşamış olmalarını beyan etmelerinin davacıyı nafaka borcundan kurtarmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; iştirak nafakası alacağı için başlatılmış icra takibinin iptali istemine ilişkindir.

Temyize konu uyuşmazlık; davalının icra takibine konu ettiği iştirak nafakasını davacıdan talep etmekte haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; tarafların 31.12.2009 tarihinde anlaşmalı boşandıkları, 2008 doğumlu müşterek çocuğun velayetinin anneye verildiği, çocuk lehine aylık 500,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiği, kararın 03.02.2010 tarihinde kesinleştiği, davalı Sibel'in, davacı aleyhine 14.11.2013 tarihinde toplam 26.950.38 TL (23.000,00 TL iştirak nafakası toplamı, 3.950,38 TL işlemiş faiz) alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlattığı, davacının 05.02.2014 tarihinde iş bu takibin iptali için eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.

Davacı, boşanmadan sonra uzun bir süre davalı ile birlikte yaşadıklarını, davalının geçimini kendisinin sağladığını iddia ederek huzurdaki davayı açmış olup, bu iddialarını ispat etmek için iki tanık dinletmiş, tanık S.. A..; tarafların boşandıktan sonra 2013 yılının Aralık ayına kadar bir arada yaşadıklarını beyan etmiş, tanık İ.. C.. ise; kendisinin davacının ev sahibi olduğunu, tarafların 2010 yılından iş bu davanın açıldığı tarihe kadar birlikte yaşadıklarını ifade etmiştir.

Tarafların nüfus kaydının tetkikinden; tarafların 07.12.2004 tarihinde evlenip, 03.02.2010 tarihinde boşandıkları, 30.06.2008 doğumlu Su Ecrin ve 11.03.2010 doğumlu Toprak Vehbi isimli iki müşterek çocuklarının olduğu, ikinci çocuğun boşanma kararından sonra dünyaya geldiği anlaşılmaktadır.

Kural olarak herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. (TMK m. 2/1) Dürüstlük kuralının ana fonksiyonu, bütün hakların kullanılmasında ve hükümlerin yerine getirilmesinde bunlara bir sınır teşkil etmek, ayrıca hukuk kurallarının özellikle kanunların tamamlanmasına büyük ölçüde hizmet etmektedir.

Bir hakkın dürüstlük kuralına aykırı olarak kullanılması suretiyle başkasına bir zarar verilmesi hakkın kötüye kullanımını oluşturur. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. (TMK m.2/2)

Hakkın kötüye kullanımı kurumu hukukun şekilciliğinden doğan sertliği gidermek maksadıyla ortaya çıkmıştır. Zira; teknik gerçekler dolayısıyla belli kalıplara sokulmuş olan hukuk kuralları tarafından kişilere tanınan yetkilerin olduğu gibi kullanılması, diğer kişiler için çoğu kez katlanılması güç olan sonuçlar doğurabilecektir. İşte bu noktada TMK’nın 2. maddesi önem taşımakta olup, bu hüküm hukukta ortaya çıkabilecek bu gibi gerçek olmayan kanun boşluklarının giderilmesi amacını gütmektedir.

Hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığı belirlenirken; o kişinin hakkın kullanılmasında geçerli ve haklı bir yararının varlığı, hakkın kullanılmasının sağlayacağı yarar ile başkalarına vereceği zarar arasında aşırı oransızlığın olmaması, uyandırılan güvene aykırı davranışta bulunmaması gibi ölçütler hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığını belirler.

Hakkın kullanımı ölçütünü dürüstlük kuralları verir. Bunun yanında ayrıca hak sahibinin başkasını ızrar kastıyla hareket etmiş olup olmadığını araştırmaya gerek yoktur. Önemli olan başkasına zarar vermek kastı değil; hakkın dürüstlük kurallarına aykırı olarak kullanılması sonucunda başkasının zarar görmüş olmasıdır.

Dürüstlük kuralı, emredici hukuk kuralları arasında yer aldığından bu kurala uyulup uyulmadığı, mahkemece, re’sen araştırılmalıdır. Hakkın kötüye kullanıldığı savunma olarak ileriye sürülmüş olmasa dahi bu husus def’i değil itiraz olarak kabul edildiğinden hakim, dava dosyasından anlaşılan böyle bir durumu re'sen göz önüne almak zorundadır.

Hak sahibinin hakkını kullanmada iyi yada kötü niyetli olduğunu saptamak kullananın iç dünyası ile ilgili olduğundan bunu belirlemek oldukça güçtür. Dolayısıyla her somut olayda, iyiniyet kurallarına aykırılığın olup olmadığının kendi şartları içerisinde değerlendirilmesi gerekir.

Tüm bu bilgiler ışığında somut olay irdelendiğinde; tarafların 2009 yılında anlaşmalı boşanmasının ardından, davalı iştirak nafakasını 2013 yılına kadar icra takibine koymamıştır. Tanıklar, bu süreçte tarafların birlikte yaşadığını, davacının davalı ve çocuğun tüm ihtiyaçlarını karşıladığını beyan etmiştir. Tarafların nüfus kaydının tetkikinden; boşanmadan sonra bir çocuklarının daha olduğu anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca mahkemece; herkesin, haklarını kullanırken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzeni tarafından korunamayacağı ilkesinden hareketle, tüm deliller birlikte değerlendirilip, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/11929, K. 2015/20070, 10 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/11929
Karar No
2015/20070
Tarih
10 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/11929 K.2015/12567
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2015/11929 K.2015/17905
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/11930 K.2015/20507
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/11930 K.2015/14268
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2015/11930 K.2015/17923
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/11930 K.2015/32185

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.