İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/12560 K.2015/20258

Taraflar arasındaki alacak davalarının (asıl ve karşı dava) mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten…

Esas2015/12560Karar2015/20258Tarih15 Aralık 2015Okuma5 dk · 1.033 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2015/12560 E., 2015/20258 K.·Mahkemesi : Yalvaç Asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Aralık 2015
Tarihi
13/06/2013
Numarası
2008/182-2013/318
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.033 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davalarının (asıl ve karşı dava) mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında yapılan harici taşınmaz satım sözleşmesi nedeni ile davacı müvekkilinin davalıya 2004 yılında 500 dolar kapora ödediğini ve kalan 8000 dolar bedelin de 2007 tarihinde ödenmesini kararlaştırdıklarını, davalının taşınmazın anahtarını müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilinin de kendisine ait olduğunu düşündüğü bu taşınmaz içerisine birtakım inşaat işleri de dahil olmak üzere pekçok masraf yaptığını ve iki yıl boyunca da kiraya verdiğini, ancak davalının bu taşınmazı üçüncü bir şahsa satarak tapusunu devrettiğini, bunun üzerine müvekkilinin bu taşınmazı,

satın alan kişilere anahtarı ile birlikte teslim etmek zorunda kaldığını belirterek, dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tescilini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, ödediği kapora ile yaptığı masraflara karşılık olmak üzere 10.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı-karşı davacı vekilicevap ve karşı dava dilekçesinde; müvekkili davalının dava konusu evini satmak için davacıya bir söz vermediğini ve kapora da almadığını, taraflar arasında yapılmış bir satış sözleşmesi bulunsa dahi bu sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olduğunu, davacının bu taşınmaza masraf yaptığına dair iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ayrıca davanın müvekkili davalıya ait bu taşınmazı iki yıl boyunca kiraya vererek gelir elde ettiğini anca müvekkilinin talebine rağmen bu kira bedellerini müvekkiline iade etmediğini belirterek,

asıl davanın reddini, karşı davaları bakımında ise 1.800 TL kira alacağının 2004 yılından itibaren işleyecek yasal faizi ile karşı davalı-davacıdan tahsilini talep etmiştir. davacıya taşınmaz satışı konusunda hi davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; asıl dava bakımından; taraflar arasındaki taşınmaz satış sözleşmesinin geçersiz olması nedeni ile davacı-karşı davalının tapu iptal ve tescil talebinin reddine, davacı-karşı davalının yapmış olduğu masraflar sebebiyle 2.425,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı dava bakımından ise; davacının dava konusu taşınmazı kiraya vermek sureti ile elde ettiği gelire karşılık olmak üzere 1440,00 TL tazminatın davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Somut olayda; asıl davada davacı, davalıdan resmi olmayan sözleşme ile satın aldığı taşınmazın adına tescilini, bununla birlikte taşımaz için ödediği kapora bedeli ile taşınmaza yaptığını iddia ettiği masrafların bedellerini talep ettiği, karşı davada ise davacı, davalının taşınmazı kiraya vermek sureti ile elde ettiği geliri, sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak talep ettiği anlaşılmaktadır.

Tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi şekilde yapılmadığı için MK. eski 634. madde yeni 706 md., BK.213 Tapu Kanununun 26. ve Noterlik Kanununun 60. maddeleri uyarınca hukuken geçersizdir. O nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi, taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bu bakımdan asıl davada davacının tapu iptal tescil talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.

Bununla birlikte, Medeni Kanunun 722.maddesi gereğince; bir kimse kendi arazisindeki yapıda başkasının malzemesini ya da başkasının arazisindeki yapıda kendisinin veya bir başkasının malzemesini kullanırsa, bu malzeme arazinin bütünleyici parçası olur. Ancak, sahibinin rızası olmaksızın kullanılmış olan malzemenin sökülmesi aşırı zarara yol açmayacaksa, malzeme sahibi, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere bunların sökülüp kendisine verilmesini isteyebilir. Aynı koşullar altında arazinin maliki de, rızası olmaksızın yapılan yapıda kullanılan malzemenin, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere sökülüp kaldırılmasını isteyebilir.

Aynı Kanunun 723.maddesi gereğince; malzeme sökülüp alınmazsa arazi maliki, malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyi niyetli değilse, hâkimin hükmedeceği miktar bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir.

Dosya kapsamında, davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacıdan resmi olmayan sözleşme ile taşınmaz satın aldığı, taşınmazın devrinin sağlanacağı inancı ile bazı masraflar yaptığı diğer bir deyiş ile taşınmaza zilyet olduğu sürede iyiniyetli olduğu açıktır; bu durumda asıl davada davacı TMK'nun 723.maddesi gereğince yaptığı zorunlu ve faydalı masraf bedelini talep edebilecektir.

Zorunlu giderler, bir şeyin muhafaza ve işletilmesinin gerektirdiği, diğer bir deyimle muntazam bir idare veya işletmenin, malın yada veriminin korunması, telef ve ziyanının önlemesi için yapılmasında zorunluk duyduğu giderler olup (örneğin evin çatısının tamiri gibi), buna karşılık faydalı giderler ise sadece şeyin değerini artıran giderlerdir. Bu giderler şeyin muhafazası ile ilgili değildir. Yani, bu giderler yapılmasa da o şeyde eksilme olmayacaktır.

Ne var ki, taşınmaza yapılan bu masraf ve harcamaların, zorunlu -faydalı masraf olup olamadığı hususu ile yine bu harcamalarının bedellerinin, özel ve teknik bilgiyi gerektiriyor olması nedeniyle uzman bilirkişiler aracılığı ile tespiti gerekir. Buna karşın mahkemece, bilirkişi raporu alınmaksızın yalnızca davacı tarafın talep ve beyanı doğrultusunda birkısım masrafların bedeline hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

Karşı dava bakımından ise; davalı-karşı davacı, taşınmazın kiraya verildiği süre boyunca davacı-karşı davalının elde ettiği kira gelirin kendisine iadesini talep etmektedir.

Ancak 10.06.1939 tarih ve 1936/31 E.-1939/47 K.sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda açıklandığı şekilde, "Haricen satılın hükümsüzlüğü sonucu her iki taraf da aldığını iadeye mecbudur. Bir taraf iade borcunu yerine getirmedikçe diğer tarafı iade borunu yerine getirmeye davet edemeyeceği cihetle alıcı ödediği semen kendisine iade edilinceye kadar, gayrimenkulün zilyedliğini muhafaza edebilir. Bu arada alıcının gayrimenkulden yararlanmasını satıcını rızasının varlığı kabul edileceği cihetle alıcı gayrimenkulden elde ettiği semereleri tazmin etmek veya ecrimisil ödemekle mükellef tutulamaz."

Buna göre, taraflar arasındaki harici sözleşmeye dayalı olarak taşınmazı kullanan davacı, dava konusu taşınmazda kötü niyetli işgalci değil, aksine iyiniyetli zilyettir. Davalı-karşı davacının talep ettiği kira (ecrimisil) bedeli ise geçerli bir nedene dayanmaksızın kötü niyetli işgalcinin ödemekle sorumlu olduğu tazminattır. Bu nedenle davalı-karşı davacı, davacı-karşı davacıdan taşınmazı kulllandığı süre için kira (ecrimisil) talep edemeyecektir. Mahkemece, davalı-karşı davacının ecrimisil isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Öyle ise mahkemece, asıl dava bakımından davacı-karşı davalının meskene yaptığını ileri sürdüğü masrafların tespiti bakımından konusunda uzman bilirkişiler aracılığı ile mahallinde keşif yapılması, bilirkişiden faydalı ve zorunlu masrafların tespit ettirerek yapılan imalatların yıpranma payı da düşüldükten sonra bedellerinin belirlenerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi, karşı dava bakımından ise davalı-karşı davacının ecrimisil isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/12560, K. 2015/20258, 15 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/12560
Karar No
2015/20258
Tarih
15 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/12561 K.2015/13455
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/12561 K.2015/26039
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/12562 K.2015/25176
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/12562 K.2015/21853
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/12563 K.2015/19808
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/12564 K.2015/19812

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.