KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/12833 E., 2016/9026 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2016
- İhbar olunan
- ...
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davalı tarafından davacı aleyhine icra takiplerinin yapıldığını, mükerrer talepleri olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 10.000.00.- TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi ile; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir .
Dava tarihinde 4077 sayılı yasa yürürlükte iken karar tarihinde 6502 sayılı yasa yürürlüktedir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden uyuşmazlığa konu aboneliğin tarımsal sulama olduğu anlaşılmaktadır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
4077 sayılı yasanın 23.maddesinde, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür.
Aynı ilkeler 6502 sayılı yasada da benimsenmiştir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/l maddesinde tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 73. maddesinde ise; bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür.
./..
-2-
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili konularda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Taraflar arasında tarımsal sulama aboneliği bulunduğundan yargılamanın genel mahkeme tarafından yapılması gerekirken, somut uyuşmazlığın çözümünde görevli olmayan Tüketici Mahkemesi sıfatı ile yargılama yapılması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. Bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
....
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/12833, K. 2016/9026, 6 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama