KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/13597 E., 2015/16776 K.·Mahkemesi : İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2015
- Tarihi
- 10/04/2014
- Numarası
- 2011/462-2014/89
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesinde; davacı ve davalının İstanbul ili, ......... ilçesi, ..........
Mahallesinde kain .......... ada, ............ parsel sayılı taşınmaza 1/2'şer nispette hissedar olduklarını, davalının davacının baldızı olduğunu, tarafların bu arsaya inşaat yapmak üzere anlaştıklarını ve davalının davacıya bu doğrultuda vekaletname ve muvafakatname verdiğini, inşaatın paylaşımı hususunda da tarafların anlaştıklarını, davacının inşaatın plan, proje, ruhsat işlerini tamamlayarak inşaata başladığını ve kaba inşaatı tamamladığını, bu süreçte tüm masrafları davacının kendisinin karşıladığını, davalıdan ise sonrasında yapılan binanın ½ inşaat bedelini talep ettiğini,
fakat davalının ödeme yapmayarak davacıya verdiği muvafakatnameyi de iptal ettiğini,bunun üzerine davalının ödemesi gereken ½ inşaat bedeli olan 51.800,00 TL'nin tahsili için hakkında icra takibi yaptıklarını, davalının ise takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, söz konusu 146 ada 31 parseldeki binanın davacı tarafından yapıldığının tespiti ile davalının Sarıyer İcra Müdürlüğü'nün 2011/1230 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların akraba olduğunu, bu doğrultuda anlaşarak davaya konu taşınmaza inşaat yapmaya başladıklarını, davacının daha öncesinde müteahhitlik yapmış olması nedeniyle ilgili inşaatın da davacı tarafından yapılmasına karar verildiğini, davacının inşaata başlaması sonrasında davalının defaaten elden ve banka aracılığı ile davacıya paralar verdiğini ve inşaatın belli bir aşamaya getirildiğini, ancak davalı tarafından yapılan araştırmalar neticesinde davaya konu inşaatın geldiği aşama ile alınan paralar arasında büyük farkın ortaya çıktığını,
bu nedenle taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiğini ve davalı tarafından ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, dosyaya sunulacak ödeme kayıtları ile ilgili binanın davalı tarafından inşa ettirildiğinin belirleneceğini savunarak, davanın reddini ve %40'tan aşağı olmamak üzere haksız icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece; mahallinde yapılan keşif neticesinde alınan 05.02.2014 tarihli bilirkişi ek raporuna göre davacı tarafından yapılan binanın toplam bedelinin 104.553,00 TL olarak belirlendiği, davalıya isabet eden ½ payın (borcun) 52.276,42 TL olduğu hesaplandığı, davalı tarafça sunulan ödeme dekontlarına göre toplam 62.645,42 TL ödeme yapıldığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalı vekilinin hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/13597, K. 2015/16776, 27 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama