İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/14175 K.2016/406

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi…

Esas2015/14175Karar2016/406Tarih20 Ocak 2016Okuma6 dk · 1.218 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2015/14175 E., 2016/406 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Ocak 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.218 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili dilekçesi ile; davalı ...’nin dava dışı Hayrettin Demir vekili olarak davacı aleyhine ihtiyati haciz kararı alarak (2009/35 D.İş) Mudanya İcra Müdürlüğünün 2009/1838 E. sayılı dosyası ile davacı aleyhinde takibe girişildiğini, bu dosya üzerinden davalı ...’a müzekkere yazılarak davacının (takip borçlusu) hesabından 24.563TL’nin dosyaya gönderilmesinin istendiğini, davalı bankanın parayı İcra Müdürlüğüne göndermesi gerekirken, diğer davalının şahsi hesabına göndermesi nedeniyle, davalı ...’nin ise bankaca şahsi hesabına gönderilen parayı aldıktan sonra hukuka aykırı şekilde ihtiyati haciz ve icra talebinden feragat ederek davaya itiraz etme yolunu kapattığını iddia ederek 24.563 TL’nin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali talep ve dava edilmiştir.

Davalı ... cevap dilekçesi ile; yetki ve zamanaşımı itirazında bulunmuş, vekil sıfatıyla hareket ettiğini, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; zamanaşımı def’inde bulunmuş, davacı yanın parayı kendi rızası ile diğer tarafa ödeneceğini bilerek banka hesaplarına yatırdığını, ardından rızası yok gibi davranıp dava açtığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece; davalı ...'nin vekil sıfatıyla hareket ettiği ve davalı sıfatı bulunmadığı gerekçesi ile, bu davalı yönünden davanın husumet nedeniyle reddedine, davalı ... yönünden ise; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03/10/2013 tarih ve 2013/10016 Esas, 2013/13822 Karar sayılı ilamı ile; " Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalılardan ... yönünden sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Ancak, mahkemece, davacı ile davalılardan ... arasında mevcut sözleşme ilişkisi nedeniyle BK.nun 125.maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı uygulanması gerektiği gözönüne alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, yanılgılı düşünce ve yazılı gerekçe ile zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyularak; davalı ...hakkında sıfat yokluğu nedeniyle verilmiş olan önceki kararın bozma kapsamı dışında tutulması nedeniyle kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına; davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile; davalı ...'ın ...

1.İcra Müdürlüğünün 2010/12045 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin devamına; davacı tarafın yasal unsurları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Hükmün davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairemizin 03/10/2013 tarih ve 2013/10016 Esas, 2013/13822 Karar sayılı ilamı ile taraf vekillerinin sair temyiz itirazları reddedilerek; ''Davacının temyiz itirazı icra inkar tazminatına yöneliktir. İcra İflas Kanununun 67.maddesine göre, itirazın iptaline karar verilmesi halinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının haklılığının tespit edilmiş olması, alacağın da likit ve muayyen, bir başka deyişle taraflarca önceden belirlenmiş veya basit bir işlemle hesaplanabilecek nitelikte olması zorunludur.

Somut olayda, alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğu gözetilerek davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yersiz gerekçelerle buna yönelik talebin reddine karar verilmesi yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Davalının temyiz itirazına gelince;

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 121.(818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 104/son) maddesi hükmünde; faiz veya irat borcunu ya da bağışladığı bir miktar parayı ödemekte temerrüde düşen borçlunun, icra takibine girişildiği veya dava açıldığı günden başlayarak, temerrüt faizi ödemekle yükümlü olduğu; temerrüt faizine, ayrıca temerrüt faizi yürütülemeyeceği açıklanmıştır.

Somut olaya gelince, davacı tarafından davalı aleyhine 21.10.2010 tarihinde başlatılan icra takibi ile 24.563,00 TL asıl alacak ve ödeme tarihi olan 31.07.2009 tarihinden takip tarihine kadar 4.804,11 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.267,11 TL alacağın tahsil tarihine kadar faiziyle birlikte tahsili istenmiş olmakla, takip tarihinden önceki tarihler için talep edilen faize de faiz yürütülmesi istenmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, itirazın iptaline, takibin (asıl alacak ve işlemiş faiz) toplamı üzerinden devamına karar verilmiş, itiraza konu alacağın içinde işlemiş faizin de bulunduğu gözardı edilerek, işlemiş faize takip tarihinden sonraki dönemde yeniden faiz yürütülmesine neden olacak şekilde hüküm oluşturulmuştur.

Mahkemece hükmedilen alacağın bir kısmı işlemiş faizdir. İşlemiş faiz alacaklarına yeniden temerrüt faizi işletilmesi yasal olarak mümkün değildir. Bu olgular gözetilerek mahkemece hüküm verilirken işlemiş faize takip tarihinden sonraki dönemde yeniden faiz işletilmesine neden olmayacak şekilde hüküm oluşturulması gerekmektedir.

Mahkemece ana para alacağına, icra takip tarihinden itibaren faiz yürütülebileceğinin gözetilmemiş olması(TBK 121.md) usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.'' gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyma kararı verilerek yeniden yapılan yargılama sonucunda; ''Davalı ... hakkında sıfat yokluğu nedeniyle verilmiş olan mahkememizin 28/02/2012 tarih ve 2011/45 Esas, 2012/104 Karar sayılı hükmü ... Hukuk Dairesinin 03/12/2013 tarih ve 2013/10016 Esas, 2013/13882 Karar sayılı ilamı ile ve yine ... HD'nin 2014/1430 Esas, 2014/3335 karar sayılı ilamı ile kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına,

Davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile; Davalı ...ın ... 1 İcra müdürlüğünün 2010/12045 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin takip tarihinden sonra işleyecek faizi ile birlikte devamına;

Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olmakla 24.563,00.-TL asıl alacağın %20'si 4.912,60.-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine'' karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıdaki bendler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;

1- Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;

İcra inkar tazminatını düzenleyen İİK'nun 67/2 maddesindeki % 40 ibaresi, 02.07.2012 tarihinde ve 6352 sayılı Kanun'un 11.maddesi ile % 20'si şeklinde değiştirilmiş olup; İİK'nun 67. maddesinde değişiklik yapan 6352 sayılı Kanunun 11. maddesi 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 6352 sayılı Kanunun 38.maddesi ile İİK.'na eklenen geçici 10.maddeye göre, bu kanunun ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten önce, başlatılan takip işlemleri hakkında değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilir. Geçici 10.maddesindeki "takip işlemleri" ibaresini takip talebi olarak anlamak gerekir.

Bu durumda, 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihinden önce yapılmış olan icra takipleri üzerine açılan ve açılacak olan itirazın iptali davalarında; icra inkar tazminatı asgari %40 olarak uygulanacaktır. 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihinden sonra, yapılan icra takipleri üzerine açılacak itirazın iptali davalarında, icra inkar tazminatı %20 olarak uygulanacaktır.

Somut olayda, davacının başlattığı icra takibinin tarihi 21.10.2010 olup, 6352 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile İİK.'na eklenen geçici 10.maddesi uyarınca, % 40 inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, % 20 inkar tazminatına hükmedilmesi doğru değildir. Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, hükümün 3.fıkrasında yer alan ''asıl alacağın %20'si 4.912,60TL'' sözlerinin çıkartılarak yerine "asıl alacağın % 40'ı olan 9.825,20TL" sözlerinin yazılarak hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA

2- Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yönünden ise;

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297.maddesi, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında ; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesini emredici kural olarak getirmiştir.

Somut olayda.

Dairemizin 03/10/2013 tarih ve 2013/10016 Esas, 2013/13822 Karar sayılı ilamı ile Mahkemece ana para alacağına, icra takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği belirtilmiş olduğu halde, bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucu verilen hükümde mahkemece; ''Takibin takip tarihinden sonra işleyecek faizi ile birlikte devamına'' şeklinde karar verilmiş olması, yukarıda bahsi geçen kanun hükmü anlamında infazda tereddüt yaratabilecek olsa da, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden;

SONUÇ / HÜKÜM

hükmün 2. fıkrasından ''Takibin takip tarihinden sonra işleyecek faizi ile birlikte devamına'' ibarelerinin çıkartılarak ''asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte takibin devamına'' ibaresinin eklenmesine, eklenmiş bu hali ile hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.01.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/14175, K. 2016/406, 20 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/14175
Karar No
2016/406
Tarih
20 Ocak 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2015/14175 K.2016/368
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/14175 K.2016/65
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/14176 K.2016/991
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2015/14176 K.2016/41
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2015/14177 K.2016/228
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/14177 K.2016/96

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.