KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/14625 E., 2015/16172 K.·Mahkemesi : Çubuk Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2015
- Tarihi
- 16/04/2014
- Numarası
- 2013/383-2014/162
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre müvekkili davacının, davalıya ait Ankara İli ...... İlçesi, ...... Mah........ ada .......... parsel sayılı taşınmazı üzerine 3 adet bağımsız bölümden oluşan konut inşa etmesi karşılığında, davalının ise davacıya, Ankara İli ......... İlçesi, .............
Mah. .......... ada 3,4,5,6,7 parsel sayılı taşınmazlarını devretmeyi taahhüt ettiğini, müvekkilinin konut yapım işini eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen davalının yalnızca sözleşmede belirtilen .........ada 4,5,6,7 parsel sayılı taşınmazları müvekkiline devredip diğer 3 parsel sayılı taşınmazın ise devrini ise gerçekleştirmediğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere devri gerçekleşmeyen taşınmaz bedelinden şimdilik 10.000 TL ve sözleşmede öngörülen iki kat tutarında cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 20.09.2013 tarihli replik ve 11.04.2014 tarihli ıslah dilekçesinde ise; davalı ile aralarında ikinci bir sözleşme olarak 15.03.2006 tarihli harici taşınmaz satış sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşme ile de davalının müvekkili davacıya Ankara İli ................ İlçesi, .......... Mah. ........... ada .........parsel sayılı taşınmazı devretmeyi taahhüt ettiğini ancak devri borcunu yerine getirmediğini, dava konusu taleplerinin ise bu harici satış sözleşmesine dayalı olarak 118.560 TL taşınmaz bedelinin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğunu belirtmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalandığı belirtilen eser sözleşmesinin geçersiz olduğunu ve Ankara İli ........... İlçesi, ..........
Mah. ........... ada 3 parsel sayılı taşınmazı devri şartını içermediğini, 15.03.2006 tarihli harici taşınmaz satış sözleşmesinde ise, davacının yapımını üstlendiği konutun tüm SSK prim borcu ile gecikme zamlarının ödenmesi ve SSK'dan ilişik kesme belgesi alınarak her türlü borçtan ari biçimde teslim edilmesi koşuluyla 66 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davacıya devrinin taahhüt edildiği,
oysa belirtilen konut yapım işine ilişkin tüm SSK borçlarının davalı müvekkili tarafından ödendiğini, kendi edimin yerinde getirmeyen davacının, davalı müvekkilinden taşınmazın devri borcunu yerinde getirmesini isteyemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 15.03.2006 tarihli harici satış sözleşmesinde; davacının sözleşme gereği taahhüt ettiği, davalıya ait konut yapım işinin SSK prim borcu ve gecikme zamlarının ödenmesi ve SSK'dan ilişik kesme belgesi alınarak, bu konutun her türlü borçtan ari biçimde davalıya teslim edilmesi borcunu yerine getirmediği ve bu borçların davalı tarafça ödendiğinin yine davalı tarafça dosyaya sunulan belgelerle ispat edilmiş olduğu anlaşılmakla, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/14625, K. 2015/16172, 20 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama