KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/14986 E., 2016/6566 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2016
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Hükmün duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 26.04.2016 duruşma günü için tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. ... ve davalı vekili .... geldi.Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli gün ve saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesinde; ... ilinde bulunan davacı bakanlığa bağlı bir takım hastanelerin muhtelif tarihlerdeki elektrik faturalarının resmi sağlık kuruluşları tarife grubundan fiyatlandırılması gerekirken ticarethane birim fiyatları üzerinden faturalandırıldığını, davalı kurumun fazla ve haksız olarak tahsil ettiği meblağın davacı kuruma iade etmesi gerektiğini ileri sürerek 164.048,17 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; Dairemizin 26/03/2014 tarih ve 2013/19107 E. - 2014/4856 K. sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Yargılamaya son verilen kısa kararda, davanın kabulü ile 163.875,33 TL'nin 17.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine hükmedildiği halde, kararın gerekçe bölümünde davanın kısmen kabul edildiği açıklanmış, kararın hüküm kısmında ise; davanın kabulü ile 163.875,33 TL'nin 17.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu haliyle, kısa karar ile gerekçeli kararın gerekçe ve hüküm bölümlerinde çelişki meydana gelmiştir.
10.04.1992 gün 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır.
Anılan İçtihat gereğince kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre mahkemece bu hususlar gözönünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmelidir.
Bozma nedenine göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/14986, K. 2016/6566, 26 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama