İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/15021 K.2015/18432

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali ve tenkis davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı T.. B.. ve S.. B.. tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin…

Esas2015/15021Karar2015/18432Tarih19 Kasım 2015Okuma4 dk · 730 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2015/15021 E., 2015/18432 K.·Y Argıtayilamı

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Kasım 2015
İncelenen kararın mahkemesi
KUMRU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
11/04/2012
Numarası
2008/38-2012/55
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

730 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali ve tenkis davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı T.. B.. ve S.. B.. tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili dilekçesinde; muris babası M.. B..’un 08.12.2007 tarihinde vefat ettiğini, Kumru Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/8 Esas sayılı dosyasından tarafına gelen tebligat ile babasının Kumru Noterliğinin 1901 sayılı 23.10.2002 tarihli işlemiyle bir vasiyetname yaptığının ortaya çıktığını, bu vasiyetnamede babasının evlatlarına bir kısım yerleri vasiyet bıraktığının anlaşıldığını; ancak kendisine, 21 yıl önce S.. D.. ve B..

D.. isimli kişilere satıp teslim ettiği, Ünye İlçesi Yüceler köyünde kain ve tapunun 565 sayılı parselinde kayıtlı taşınmazı bıraktığını; mülkiyetinin kendisine ait olmayan bir yeri bırakmasının olanaksız olduğunu; babasının, vasiyetnameyi yaparken tam olarak şuurunun yerinde olmadığını, hukuki muamele ehliyetinin olmadığını.

Kumru Noterliğine vasiyetname için ibraz edilen 16.10.2002 tarihli raporunda yeterli olmadığını; babasının köyün en yaşlısı olduğunu, halen 1928 doğumlu gözüktüğünü, gerçekte 1920 doğumlu olduğunu, vasiyetnameyi yaptığı tarihte yani 2002 senesinde resmi olarak 81 ana yaşı itibarıyla 89 yaşında olduğunu; bu durumda, bu yaştaki insanlarda, yaşlılığa bağlı demans, bunama çocuklaşma, vb bir çok hastalıkların oluştuğunu, şuurun sakatlandığını; böylece, vasiyetname ehliyeti yok iken muamele yapıldığını, murisin söz konusu tasarrufla fiilen kendisini mirastan mahrum ettiğini, murisin amacının şahsından mal kaçırmak olduğunu iddia ederek;

murisin vasiyetnamesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı K.. Ö..(B..) 08.05.2008 tarihli duruşmada alınan imzalı beyanında; açılan davaya bir diyeceğinin olmadığını, herkesin murisin mirasından eşit faydalanmasını istediğini, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı T.. B.. ile S.. B.., 08.05.2008 tarihli duruşmada alınan beyanlarında; açılan davayı kabul etmediklerini, vasiyetnamenin usulüne uygun olarak tanzim edildiğini, doktor raporu alındığını, haksız davanın reddine karar verilmesini beyan etmişlerdir.

Davalı F.. B.., davanın babaları M.. B..’un sağlığında yapmış olduğu vasiyetnamenin iptaline yönelik olduğunu, kendisinin vasiyetnameye bir itirazının olmadığını, gereğinin buna göre yapılmasını beyan etmiştir.

Yargılama sürecinde davalı F.. B..’un 25.08.2010 tarihinde vefat ettiği anlaşılmış olup, dosya içerisinde bulunan Kumru Sulh Hukuk Mahkemesinin 29.09.2010 tarihli veraset ilamına göre; Davalı F.. B.. mirasçıları S.. B.., H.. B.. (E..),S.. B.., R.. B..(A..) ve F.. B.. davaya dahil edilmiş, sözkonusu mirasçılar alının beyanlarında; açılan vasiyetnameyi kabul ettiklerini bildirmişlerdir.

Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile. Muris tarafından düzenlenen resmi vasiyetname kanunun aradığı şartları taşıyan bir vasiyetname olduğundan ve söz konusu vasiyetnamenin bütünü değerlendirildiğinde Türk Medeni Kanunu'nun 557. maddesindeki iptal edilebilirlik şartları oluşmadığından, vasiyetnamenin iptali talebinin reddine.

Vasiyetname, her ne kadar şekil şartlarına uygun olarak düzenlenmiş ve vasiyetnamenin tümünün iptal edilebilirlik şartları oluşmamış ise de; resmi vasiyetname şeklinde düzenlenen ölüme bağlı tasarrufta davacı konumundaki mirasçı M..

B..'un saklı pay hakkı gözetilmeksizin bu vasiyetname düzenlendiğinden, davacının TMK'nun 506/1.maddesine göre, söz konusu vasiyetnamede adı geçen taşınmazlardan davacının saklı pay oranı olan 1/10 oranındaki kısım bakımından vasiyetnamenin iptaline karar verilmiş, sözkonusu karar davacı vekili ve davalılar T.. B.. ve S.. B.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yersizdir. 1-) Yerel mahkeme, 1 nolu hüküm fıkrasında vasiyetnamenin iptali şartları oluşmadığından TMK 557 maddesi uyarınca iptal davasının reddine karar vermiş; 2. bent de ise vasiyetnamenin saklı pay gözetilmeksizin düzenlendiğinden bahisle; davacının saklı pay oranı olan 1/10 bakımından vasiyetnamenin iptaline karar vermiş; bir anlamda hüküm fıkrasında kendi içinde çelişkiye düşmüştür.

2-)TMK.nun 505.maddesine göre; "Mirasçı olarak alt soyu, ana ve babası veya eşi bulunan miras bırakan, mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir. Bu mirasçılardan hiçbiri yoksa, miras bırakan mirasının tamamında tasarruf edebilir. TMK.nun 560.maddesine göre de; "Saklı payını alamayan mirasçılar, miras bırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler." Bu durumda davanın TMK'nun 565.maddesi gereğince tenkis hükümlerine göre incelenmesi gerekir. Tenkiste, tasarrufa konu malın paylaşımı yönünden araştırma yapmak için sabit tenkis oranı belirlenmelidir.

Somut olayda mahkemece; dava dilekçesindeki vasiyetnamenin saklı payları ihlal ettiği yönündeki beyanlar tenkis talebi olarak görülmüş ancak tenkis konusunda uzman bilirkişi görüşüne başvurulmadan mahkmece yapılan değerlendirmeye göre davacının saklı payının ihlal edildiği gerekçe gösterilerek davacının saklı payı nispetinde vasiyetnamenin kısmen iptaline karar verilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/15021, K. 2015/18432, 19 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/15021
Karar No
2015/18432
Tarih
19 Kasım 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/15021 K.2015/7475
  • Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/15021 K.2015/6207
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2015/15022 K.2015/4676
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/15023 K.2015/20963
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/15023 K.2015/32086
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/15023 K.2015/11499

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.