KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/15053 E., 2015/20601 K.·Y Argıtayilamı
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2015
- İncelenen kararın mahkemesi
- ÇERKEZKÖY 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/05/2015
- Numarası
- 2013/426-2015/377
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, dava dilekçesi ile; nafaka borçlarını ödemiş olmasına rağmen davalının birikmiş nafaka alacağı olduğu iddiasıyla icra takibi başlattığını; davacının, icra takip tarihi itibari ile nafaka borcu olmadığını ileri sürerek; borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; "davanın kısmen kabulüne; davacı borçlunun Çerkezköy İcra Müdürlüğünün 2013/1331 Esas sayılı icra takip dosyasından 18.500,00 TL borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin 42.500 TL alacak üzerinden devamına; davalı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4.maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun üçüncü kısmı (vesayet) hariç olmak üzere ikinci kitabı ile 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işler, Aile Mahkemesinde görülür.
2004 sayılı İİK.nun 72.maddesi uyarınca açılan menfi tespit ve istirdat davaları genel hükümlere tabi olup, anılan kanunda göreve ilişkin özel bir hüküm öngörülmemiştir.
Davada; borcun 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda düzenlenen iştirak nafakasından kaynaklandığı, dolayısıyla “Aile Hukukuna” ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Borç, Aile Hukukundan (nafaka yükümlülüğünden) doğduğuna göre, açılan bu davanın 4787 sayılı Yasanın 4.maddesi gereğince, Aile Mahkemesinde bakılması gerekmektedir.
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekir. Görev konusunda kazanılmış hak da sözkonusu olmaz. Bu nedenle, uyuşmazlığın çözümünde Aile Mahkemesi görevli olduğu halde, anılan yasa maddelerine aykırı olarak, genel mahkemece esasa girilip hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/15053, K. 2015/20601, 17 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama