KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/15316 E., 2016/7444 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2016
Karar Metni
1.234 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 10.05.2016 duruşma günü için tebligat üzerine temyiz eden davalı adına gelen olmadı. Karşı taraf davacılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve taraflardan kimsenin gelmediği anlaşılmakla işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldügünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar vekili dilekçesinde; davalının, ... Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda davacılardan ..'nün eşi, diğer davacıların ise babası olan...'nın ölümüne neden olmak suçundan dolayı cezalandırıldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere, davacı ... için 2.500 TL maddi 10.000 TL manevi, davacı ... için 2.500 TL maddi 5.000 TL manevi, davacılar.. ve ..l için 5.000'er TL manevi olmak üzere toplam 35.000 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 04.12.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini davacı ... için 66.276,20 TL'ye, davacı ... için ise 2.538,51 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı; talep edilen maddi ve manevi tazminatı ödeme gücünün bulunmadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 66.726,20 TL maddi 3.000 TL manevi, davacı ... için 2.538,51 TL maddi 2000 TL manevi, davacılar ... ve Sibel için ayrı ayrı 1.500'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Önemle belirtmek gerekir ki, Anayasa'nın 141. maddesinde, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı açıklanmış, aynı zorunluluk HMK. nun 297. maddesinde de düzenleme altına alınmıştır.
Anılan yasal düzenlemeye göre; tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler hükümde gösterilmelidir.
Eş söyleyişle, hakimin, uyuşmazlık konusu olan olay hakkında tüm kanıtları toplaması, tartışması, bu kanıtlardan hangilerine değer vermediğinin nedeni, hangilerini üstün tuttuğunun dayanaklarını değerlendirdikten sonra bir sonuca varmasının zorunlu ve gerekli olduğu vurgulanmıştır. Böyle bir yöntemin izlenmesi durumunda ancak kararın gerekçeli olduğunun kabul edilebileceği sonucuna varılabilir.
Hükmü veren hâkimin, böyle bir yöntemi izlemesi halinde maddi olgularla hüküm fıkrası arasında bir bağlantı kurulmuş olabilecektir. Ayrıca gerekçe sayesinde kararın doğruluğu denetlenmiş ve davanın yanları tatmin ve inandırılmış olacaktır. Tüm bunlardan başka ve en önemlisi, adil bir yargılamanın yapıldığı sonucuna varılacaktır.
Somut olayda, hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanmamıştır. Diğer bir anlatımla, hükmün gerekçe kısmında belirtilen nedenlerden davanın kısmen kabul sebebi anlaşılamamaktadır. Şu halde, hükmün gerekçesiz olduğu kabul edilmelidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/15316, K. 2016/7444, 10 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama