KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/15448 E., 2015/21111 K.·Mahkemesi:aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2015
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki nafakanın kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesinde; davalı oğlu için 500 TL yardım nafakasına hükmedildiğini, davalının Mayıs/2014 tarihinde okulundan mezun olduğunu, halen devam zorunluluğu olmayan 2. okula gittiğini, bu nedenle çalışabileceğini nitekim, davalının 03.07.2014 – 12.09.2014 tarihleri ve 21.10.2014 – 29.12.2014 tarihleri arasında iş bulup çalıştığını, davacının emekli maaşı dışında geliri olmadığı, yardım nafakasını ödeme gücü bulunmadığını ileri sürerek, nafakanın kaldırılmasını, olmadığı takdirde nafakanın indirilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevabında.
2 yıllık önlisans eğitimini tamamlayan davalının, halen mezun olduğu bölümün devamı niteliğinde Açıköğretim Fakültesinde öğrenci olduğunu, okula devam etmesi gerektiğini, davalının harcamalarının arttığını, kısa süreli çalışmalarının geçimini temine yönelik olduğunu ileri sürerek, davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; davalının devam zorunluluğu olan üniversite eğitimini tamamlayıp işe girdiği, gelirinin bulunduğu, Açıköğretim Fakültesine devam zorunluluğu olmadığı, davacının restaurantta çalışmakta iken iş aktinin feshedildiği, ödenmekte olan nafakanın davacıyı ekonomik olarak zorladığı gerekçe gösterilerek,
dava tarihinden itibaren nafakanın kaldırılmasına karar verilmiştir.Hükmü, davalı vekili temyiz etmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 328/2. maddesine göre. “Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.” Aynı kanunun 364. maddesine göre. “Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.” 365. maddesinin 2. fıkrasında ise.
“Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir.” düzenlemesi yer almaktadır.Hukuk Genel Kurulu'nun 07.06.1998 gün, 1998/656-688 sayılı ilamında da;"....yeme, içme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların..." yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.Somut olayda.
05.02.2015 tarihli dava dilekçesinde, davalının değişik tarihlerde iş bulup çalıştığı ileri sürülmüş olup, tüm dosya kapsamı ve tanık beyanlarından, davalının değişik işlerde çalıştığı, SGK hizmet dökümü içeriğinden 2015/2. dönemde işyeri kaydının sonlandığı davacının ise emekli olduğu ve çalıştığı restaurantın satıldığı için işten ayrıldığı anlaşılmaktadır.Bu durum karşısında, davalının eğitiminin devam ettiği, değişik dönemlerde çalışmasının geçimini temine yönelik olduğu ve davacıyı nafaka yükümlülüğünden kurtarmayacağı,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/15448, K. 2015/21111, 24 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama