KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/15463 E., 2017/1401 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2017
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin tenfizi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, muris ... tarafından düzenlenen vasiyetname ile lehine 4 taşınmaz vasiyet edildiğini, vasiyetnamenin açılarak okunduğunu, davalıların vasiyetnameyi yerine getirmediklerini belirterek; vasiyetnamenin tenfizi ile taşınmazların tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, vasiyetnamenin infazı için çağrı yapılmadığını, dava konusu yerlerden tamamının murise ait olmadığını, dava açmakta hukuki yararı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile ... Noterliği'nce düzenlenen 13/08/2001 tarih ve ...yevmiye nolu vasiyetnamenin tenfizi ile; ... parselin tamamının, 3176 parselin muris adına kayıtlı 1/3 hissesinin, ...parselin muris adına kayıtlı 1/3 hissesinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapu kayıt ve tesciline, muris adına kayıtlı olmayan 3165 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalılarca temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- ) Dava, vasiyetnamenin tenfizi ile vasiyete konu taşınmazın davacı adına hisse tescili talebine ilişkindir. Bu tür davalar ayni bir hak bahşeder nitelikte olduğundan nisbi harca tabidirler. Davanın, harca esas gerçek değerinin dava dilekçesinde belirtilen değil, keşfen belirlenecek değer olacağı da kuşkusuzdur. Taşınmazın aynı ile ilgili davalarda 492 sayılı Harçlar Kanununun 16,26,27,28,30 ve 32. maddelerinin öngördüğü işlemin yerine getirilmesi ve gerekli olan harcın alınması zorunludur.
6100 sayılı HMK.nın 326. maddesinde, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği açıklanmıştır. Davada iki taraftan her birinin kısmen haklı çıkması halinde, mahkemece, yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı belirtilmiştir.
Ayrıca HMK.nun 323.maddesinde vekâlet ücretinin de yargılama giderlerine dâhil olduğu vurgulanmıştır.
Somut olayda; davanın değer gösterilmeden açıldığı, yargılama sırasında davacı vekili tarafından dava konusu taşınmazların değerinin 75.000,00 TL gösterilerek harcın tamamlandığı, davalıların bu değere itiraz etmedikleri, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek reddedilen kısım yönünden davalılar lehine 1.000,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği, ancak taşınmazların değerinin ayrı ayrı belirtilmediği ve haklılık oranının hangi miktara göre belirlendiğinin açıklanmadığı görülmektedir.
Dava değeri keşfen belirlenmediğine ve davalıların davaya konu taşınmazların toplam değerine itiraz etmedikleri anlaşıldığına göre; dava konusu taşınmazların her birinin değerinin taraflar arasında görülen tenkis davasında tespit edilen taşınmaz değerlerinin oranlaması suretiyle belirlenmesi gerekmektedir.
O halde; davanın kısmen reddine karar verilmiş olmakla kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalılar lehine, reddedilen miktar (dava değeri) üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken; eksik araştırma ve inceleme neticesinde 1.000,00 TL vekalet ücreti takdiri doğru değilse de; bu hususun giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nun geçici 3.maddesinin yollamasıyla HUMK'nun 438/7.maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/15463, K. 2017/1401, 15 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama