KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/15974 E., 2016/922 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk(aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2016
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı dava dilekçesinde; ....kazandığını, annesinin ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayacağını, yurt, servis, giyim, kırtasiye gibi ihtiyaçlarının bulunduğunu, davalı babasının destek olmadığını belirterek aylık 500,00 TL yardım nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; yetkili ve görevli mahkemenin ... Aile Mahkemesi olduğunu, emekli maaşından başka gelirinin bulunmadığını, yasal sorumluluğunun bittiği halde 1,5 yıl daha iştirak nafakası ödediğini beyan etmiştir.
Mahkemece; davacının yerleşim yerinin ..., davalının yerleşim yerinin ... olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine, kararın kesinleşmesinin ardından 2 hafta süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Aile Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, TMK.nun 364.maddesi gereğince yardım nafakası talebine ilişkindir.
TMK.nun 365/6.maddesine göre; yardım nafakasına ilişkin davalarda yetkili mahkeme taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Buna göre davacı; isterse kendi yerleşim yeri mahkemesinde, isterse HMK.nun 6.maddesi gereğince davalının ikametgahı mahkemesinde dava açabilecektir.
Dosyanın incelenmesinde; davanın 20/08/2014 tarihinde açıldığı, uyap üzerinden 07/01/2015 tarihinde alınan davacıya ait nüfus kayıt örneğinde davacının kayıtlı adresinin ...olduğunun belirlendiği, mahkemece belirtilen k... esas alınması neticesinde davalının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğuna karar verildiği, ancak dava tarihi itibariyle davacının yerleşim yeri bilgisinin Nüfus Müdürlüğünden celp edilip kontrol edilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; davacı kendi yerleşim yeri mahkemesinde dava açabileceğinden dava tarihi itibariyle davacının yerleşim yeri bilgisinin Nüfus Müdürlüğünden sorulmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/15974, K. 2016/922, 27 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama