KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/16813 E., 2017/10712 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2017
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; davalının aralarındaki 11.01.2010 tarihli sözleşmeye dayanarak şartlı olarak ödenmesi için sıralı vadeler içeren toplam 30.000 TL bedelli 6 adet senet verdiğini, davacının sözleşmeden doğan şartları yerine getirdiğini, alacağın istenebilir hale geldiğini belirterek, her biri 5.000 TL bedelli altı adet bono karşılığı 30.000 TL'nin vade tarihlerinden itibaren ticari faizi veya ihtar tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın görevli olmayan mahkemede açıldığını, aynı konuya ilişkin derdest davanın bulunduğunu, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, davacının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davacının dava açmakta hukuki yarar olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davacı taraflar arasında düzenlenen 11.01.2010 tarihli sözleşme gereğince edimlerini yerine getirdiği iddiasıyla senetlere dayalı olarak alacak talebinde bulunmuştur. Davalının dava konusu senetlere ilişkin açtığı menfi tespit davasında ...
Hukuk Mahkemesinin 2014/588 Esas ve 2015/591 Karar sayılı ilamı ile dava açıldıktan sonra sözleşmede belirtilen şartın yerine getirildiği gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Bu kapsamda; sözlşemeden doğan edimleri yerine getirdiği iddiasınıda bulunan davacının, bu ididiasına dayalı olarak dava açmakta hukuki yararı olduğunun kabulü gerekir.
Öyle ise mahkemece işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, aksi yazılı düşüncelerle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/16813, K. 2017/10712, 22 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama