KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/16885 E., 2017/3719 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2017
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar, asıl davada; müşterek çocuklarının davalıya ait elektrik direğine tırmandığını, elektrik akımına kapılan küçüğün ağır yaralandığını, sağ bacağının diz altından kesildiğini, dizde ve kalçada sakatlık olduğunu, davalı kurumun kusurlu olduğunu, hiçbir önlemin alınmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.500 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve birleşen davada; asıl davada belirlene fakat talep dışı kalan bakiye maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili ile şimdilik 35.000 TL maddi ve 100.000 TL manavi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; kuruma ait herhangi bir kusur bulunmadığını, davanın zaman aşımına uğradığını, husumet düşmeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; asıl davanın kabulü ile 7.500 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 28/06/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 19.573 TL maddi tazminatın ve 5.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28/06/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
- Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş (asker, polis vb. gibi) kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa bu sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu, tazminatın hesabında pasif devrede de zararın oluşacağı ve bu zararın asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulünün gerekmektedir.
Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücret, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem (devre) zararının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira asgari geçim indirimi ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasında esas ücrete dahil edilemez.
Mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda, zarar gören çocuğun pasif dönemine ilişkin zararının hesaplanmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece aynı bilirkişiden bu yönde ek rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/16885, K. 2017/3719, 23 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama