İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/17130 K.2015/20316

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten…

Esas2015/17130Karar2015/20316Tarih15 Aralık 2015Okuma5 dk · 1.058 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2015/17130 E., 2015/20316 K.·Mahkemesi : Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Aralık 2015
Tarihi
02/07/2014
Numarası
2014/216-2014/360
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.058 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili dilekçesinde;davacı idarenin kaçak su ekiplerince 10.01.2008 tarihinde davalıya ait oto yıkama olarak faaliyet gösteren iş yerinde yapılan kontrollerde davalının kuyu suyu aboneliği olmadan kuyu suyu kullandığının tespit edildiğini,bu nedenle davalı hakkında kaçak su tutanağı tanzim edildiğini,

davalı adına 3.354,75 TL atık su bedeli,268,38 TL KDV olmak üzere toplam 3.623,13 TL olarak hesaplanan tutara ASKİ Tarifeler Yönetmeliği'nin 55.maddesi uyarınca cezalı tahakkuk yapıldığını ve bu şekilde davalı hakkında 10.332,63 TL borç tahakkuk ettirildiğini,davalı borçlu tarafından söz konusu borcun süresinde ödenmemesi nedeniyle hakkında Ankara 31.İcra Müdürlüğü'nün 2008/6744 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını,davalının borca itiraz ettiğini belirterek,itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde;ilgili kaçak su tutanağı ve bu tutanağa istinaden tahakkuk ettirilen kullanım ve ceza ücretlerinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu,kaçak su tutanağında yazılı olan ve ceza miktarının belirlenmesinde de esas alınan su tüketim miktarının da afaki olduğunu savunarak,davanın reddini istemiştir.

Mahkemece;alınan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay 7.H.D.'nin 26.12.2013 tarih ve 2012/6887 Esas 2013/23356 Karar sayılı ilamı ile” davalının yargılama sırasında yürürlüğe giren 6111 sayılı yasadan yararlanmak için ilgili idareye müracaatının olup olmadığı,var ise idarece bu hususta verilen bir karar olup olmadığının tespiti gerektiği” gerekçesi ile bozulmuş,mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile,davalının Ankara 31.İcra Müdürlüğü'nün 2008/6744 Esas sayılı takip dosyasına

yaptığı, itirazının 1.503,96 TL'lik bölümünün iptaline,takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak 1.449,25 TL'sine takip tarihinden itibaren %9'u geçmemek üzere kanuni faiz uygulanmasına,fazla talebin reddine,davalının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş,hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.

ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 55.maddesi (Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 14.03.2008 tarih ve 778 nolu kararıyla kabul edilen yönetmelik gereği) ise; “Abone olmaksızın su dağıtım şebeke hattından veya şube yolundan İdareye ait kuyu veya kaynaktan delerek, boru döşeyerek, motor bağlayarak vs. surette su temin etmek veya abone olup da sayaçsız, ters sayaç (abonece ters bağlantı yapılarak) veya sayacı işletmeyecek herhangi bir tertibatla su kullanmak işlenmesi yasak olan fiillerden olup, aynı zamanda su hırsızlığı suçunu oluşturur.

Bu fiili işleyenler hakkında yasal soruşturma yapılmakla birlikte saptanabilmişse o tarihten, saptanamamış ise üç aydan beri;

a) Konutlarda daire başına aylık 10 m³ su tüketildiği varsayılarak, tespit tarihindeki konut tarifesinin 3 katı olarak tahakkuk ettirilir.

b) Konut dışı bir alanda kaçak su kullanılmış ise süre bakımından yukarıdaki esas dikkate alınarak bu yönetmeliğin 44 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre, saptanacak ortalama aylık tüketimin saptama tarihindeki kendi tarifesinden 3 katı olarak tahakkuk ve tahsil edilir. Kaçak bağlantı kaldırılır.” hükmünü içermektedir.

Somut olayda; davacı idare tarafından davaya konu edilen oto yıkama olarak faaliyet gösteren davalıya ait işyerinde yapılan kontrollerde davalının abone olmadan kuyu suyu kullandığının tespit edildiği ve buna ilişkin 10.01.2008 tarihli kaçak su tutanağının tutulduğu,

yine kaçak su tahakkukuna ilişkin dosyada mevcut kaçak su fişi incelendiğinde ise, 3.354,75 TL atık su bedeli, 266,38 TL KDV olmak üzere toplam 3.623,13 TL ile 6.709,60 TL cezalı su bedeli olmak üzere toplam 10.332,63 TL tahakkuk ettirildiği sabittir.Mahkemece bozma ilamı öncesinde alınan 08.03.2011 tarihli bilirkişi ek raporu bozma ilamı sonrası kurulan hükme de esas alınmış mahkemece bozma ilamı sonrasında yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır.

Bilirkişinin 08.03.2011 tarihli ek raporu incelendiğinde ise,davaya konu işyerinin niteliği ve kapasitesi gözönüne alındığında temiz su hesap kurallarını belirleyen TS 1258'e göre bir oto için kullanılan su miktarının 0,100 m3 olduğu,günlük ortalama 25-30 oto yıkanabileceği kabul edildiğinde aylık tüketimin 100 m3 olabileceği,davacı idarenin kabul ettiği 250 m3/ay tüketimin oto yıkama yapılan benzin istasyonları için uygulanmakta olup,

davaya konu işyerinde de aynı miktarın alınmasında yanlışlık olduğu,davaya konu işyerinde su miktarı olarak 100 m3 ve kullanım süresi olarak da 7 ay 3 gün üzerinden kullanılan su miktarı tespit edildiğinde ise, davalının 710 m3 kuyu suyu kullandığı,

ancak Yargıtay 7.H.D.'nin 21.09.2006 tarih ve 2006/2489 Esas 2006/2732 Karar sayılı ilamında da ifade edildiği üzere kuyu suyu kullanımı nedeniyle davalıdan bir bedel talep edilemeyeceği, ancak kaçak kanal kullanımı nedeniyle davalıdan bedel talep edilebileceği ve bu kapsamda da davalının takibe yaptığı itirazın 9.195,55 TL'lik kısmının kabulü ile takibin 1.503,96 TL üzerinden devamı gerektiğini belirtmiştir.

Dosyada mevcut Ankara 31.İcra Müdürlüğü'nün 2008/6744 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde ise; alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, 10.332,63 TL asıl alacak ve 366,88 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.699,88 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, takip tarihinin ise 02.06.2008 tarihi olup, takip dayanağının da 10.01.2008 tarihli kaçak su tutanağı olduğu, ödeme emrinin borçluya 10.06.2008 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilince süresi içinde 13.06.2008 tarihinde borca itiraz edildiği anlaşılmaktadır.

Dava; kaçak kuyu suyu kullanıldığı iddiası ile yapılan icra takibine itirazın iptali istemlidir.

Dosya kapsamında yer alan ve icra takibine de dayanak kaçak su tutanağı 10.01.2008 tarihlidir.

HUMK.nun 275. ve devamı maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, anılan maddede mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra 286.maddede de bilirkişinin oy ve görüşünün hakimi bağlamayacağı düzenlenmiş ise de işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak bilirkişi incelemesi yaptırıldığına göre verilen raporlar çelişkili ise mahkeme HUMK.nun 283.maddesi hükmüne dayalı olarak, bilirkişiden açıklama ya da ek rapor isteyebileceği gibi 284.maddesi hükmüne dayalı olarak yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak yeni bir rapor alabilir.

Aynı ilkeler 6100 sayılı HMK beşinci bölümünde "bilirkişi incelemesi" ismi altında ve 266-287.maddeleri arasında düzenlenmiştir.

Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle dosyanın önceki bilirkişi dışında aralarında dava konusunda uzman mühendislerin de bulunduğu üç kişilik bilirkişi kuruluna verilmesi, bilirkişi heyetinden davacı kurumun davalıdan isteyebileceği dava konusu bedelin, tahakkuk süresi ve tahakkuk ettirilen su miktarı ile yukarıda açıklanan kaçak tutanağın tanzim edildiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri bir bütün halinde değerlendirilmek suretiyle hesaplanması hususunda Yargıtay ve taraf denetimine elverişli yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/17130, K. 2015/20316, 15 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/17130
Karar No
2015/20316
Tarih
15 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2015/17130 K.2015/24034
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2015/17130 K.2015/25458
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2015/17131 K.2015/8357
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2015/17131 K.2015/24690
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/17131 K.2015/20312
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2015/17131 K.2015/25456

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.