KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/17386 E., 2015/20787 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2015
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tedbir nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dava, tedbir nafakasının artırılması istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı tarafça temyizi üzerine, Dairemizin 15.09.2015 tarih, 2015/5609 Esas, 2015/14217 Karar sayılı ilamı ile "... 4. Aile Mahkemesi'nin 2001/380 E., 2002/6 K. sayılı dosyası ile yine ... 1. Aile Mahkemesi'nin 2003/670 E., 2004/1126 K. sayılı dosyasının, dosya içerisine konulması ve ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi ve yine davacı vekili olan avukatlar ... veya ...'ya, Tebligat Kanunu'nun 17.maddesine uygun şekilde; gerekçeli kararın ve davalının temyiz dilekçesinin tebliği sağlanarak; temyiz süresi beklendikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için" dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.
Buna karşın mahkemece, dairemizin geri çevirme kararında belirtilen tüm hususlar yerine getirilmemiş olup, yalnızca geri çevirme kararımızda yer alan ilgili dosyalar mahkemelerinden istenmiş, ancak davacı vekiline usulüne uygun tebligat yapılmamıştır.
Açıklandığı üzere, gerekçeli kararın ve davalının temyiz dilekçesinin tebliği için davacı vekili Av. ... ve Av. ... ...'a çıkarılan tebligatlar, yetkili evrak memuruna tebliğ edilmişse de, Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 26. maddesi gereğince belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğin aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılması ve bu şekilde yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için muhatabın o yerde bulunmadığının tebliğ evrakına yazılması gerekmektedir.
Tebligatların muhatabı olan avukatın, tebligat sırasında bürosunda bulunmadığı tebliğ evrakına yazılmadığından, davacı vekiline yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/17386, K. 2015/20787, 22 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama