İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/17764 K.2016/1256

Davacı ... ile davalılar ... ve .... aralarındaki tazminat davasına dair .... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 12/06/2013 günlü ve 2012/502 E. -2013/339 K. sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen 17/02/2015 günlü ve 2014/9413 E. - 2015/2405 K.…

Esas2015/17764Karar2016/1256Tarih8 Şubat 2016Okuma6 dk · 1.113 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2015/17764 E., 2016/1256 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Şubat 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.113 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Davacı ... ile davalılar ... ve .... aralarındaki tazminat davasına dair .... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 12/06/2013 günlü ve 2012/502 E. -2013/339 K. sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen 17/02/2015 günlü ve 2014/9413 E. - 2015/2405 K. sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin annesi ...'ın davalı şirkete bağlı ... hastanesinde plastik cerrah olarak çalışan diğer davalı doktor ... tarafından yapılan ameliyat sonrasında hayatını kaybettiğini, ameliyat öncesinde ...'ta bulunan rahatsızlıkların davalı doktora anlatılarak uyarıldığını, doktorun gerekli tahlilleri yapacakları yönünde beyanda bulunduğunu, fakat buna rağmen müvekkilin annesinin ameliyat sonrasında vefat ettiğini, henüz 13 yaşında olan müvekkilinin annesini kaybetmesi neticesinde ruhsal anlamda büyük bir çöküş yaşadığını ileri sürerek; 20.000 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; ...'ın müvekkili şirkete ait hastaneye karnında yağ oluşumu şikayeti ile başvurduğunu, akabinde gerekli tüm tıbbi tetkik ve tahlillerin yapılmasından sonra ameliyat edildiğini, ameliyat sonrasında da gerekli takiplerin yapıldığını ve herhangi bir olumsuz durumla karşılaşılmadığını, 25.01.2008 günü hastanın aniden kötüleşmesi üzerine derhal müdahalenin yapıldığını ancak hastanın vefat ettiğini, tüm bu aşamalarda müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece; olay nedeniyle savcılık tarafından yürütülen soruşturma sırasında Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulundan aldırılan rapor ile davalı doktora ve dolayısıyla diğer davalı şirkete yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen hüküm, davacı tarafın temyizi üzerine Dairemizin 14.03.2012 günlü ve 2012/2886 E. 6798 K. sayılı ilamı ile;

(...Dava, davacının annesinin hatalı estetik ameliyatı sonucu ölmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, hazırlık soruşturması sırasında alınan Cumhuriyet Savcılığı bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Ameliyatta doktor hatası ve hastane kusuru bulunup bulunmadığı konusunda, bünyesinde Tıp Fakültesi bulunduran bir üniversiteden uzman bilirkişi heyeti oluşturularak rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, sadece doktorun eylemini değerlendiren, davalı hastanenin durumunu irdelemeyen savcılık raporu doğrultusunda davanın reddedilmesi eksik inceleme nedeniyle bozma nedenidir...)

Gerekçesiyle bozulmuştur.

Bozma ilamına uyan mahkemece, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kurulundan talimat yolu ile rapor aldırıldıktan sonra, savcılıkça Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulundan aldırılan raporda muris ...'ın ameliyat öncesi hazırlanmasında ve ameliyatında bir eksiklik bulunmadığının belirtildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyelerince hazırlanan raporda da davalı doktora ve hastaneye ait bir kusur olmadığının belirtildiği, bu haliyle davalıların meydana gelen olayda kusur ve sorumluluklarının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiş ve Dairemizin 17.02.2015 günlü ve 2014/9313 E. 2015/2405 K. sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.

Davacı taraf, onama ilamına karşı karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.

Dava; davalı doktorun yükümlülüklerini yerine getirmediği, taahhütlerine ve tıbbın gereklerine uygun tedaviyi yapmadığı, uygulanan tedavi nedeniyle davacının annesi Hacice'nin öldüğü iddiasıyla, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Muris Hacice ile davalılar arasındaki sözleşmeye göre, estetik ameliyat yapılmak suretiyle murisin doğum sonrası karın bölgesinde oluşan yağların alınması öngörülmüştür. Varılmak istenilen sonucun ve buna dayalı olguların hukuki nitelendirilmesi yapıldığında ise, yanlar arasında BK.nun 355 ve devamı (TBK. nun 470 ve devamı) maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu açıklıkla ortadadır.

Eser sözleşmelerini, diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran önemli hususlardan birisi de sonuç sorumluluğu, yani tarafların iradeleri doğrultusunda yüklenici tarafından bir sonucun meydana getirilmesi taahhüdüdür. Burada vekâlet akdindeki gibi sonuç taahhüt edilmeksizin, sadece bir işin görülmesi taahhüdü bulunmamakta, bir eserin-sonucun yaratılıp teslim edilmesi borcu altına girilmektedir.

Bu borcun altına giren taraf yani yüklenici, BK.nun 356/1 (TBK. nun 471/1) maddesi ve işin mahiyeti gereği, işi sadakat ve özenle yerine getirmek zorundadır. Sadakat borcu, yüklenicinin işsahibinin yararına olacak şeyleri yapma ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınma anlamını taşır.

Buna göre, işi yüklenen doktorun, hasta üzerinde kararlaştırılan edimleri ifa ederken, yani tıbbi faaliyette bulunurken mesleğinin tüm koşullarını yerine getirmesi ve tıp biliminin kurallarını eksiksiz yerine getirmesi hastanın edim menfaatinin gereğidir.

Diğer taraftan, sadakat ve özen borcunun bir gereği olarak, eser meydana getirilirken, işsahibinden kaynaklanan bir durumun varlığı anlaşılır ve bu durum eserin yapılmasını tehlikeye düşürürse, yüklenici bu durumu işsahibine bildirmek zorundadır, bildirmez ise bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur (BK.md.357.son).

Başka bir anlatımla, tıbbi müdahale aşamalarında, hastanın başka bir hastalığının varlığı anlaşılırsa ve bu hastalık eserin yapımına engel ise öncelikle doktorun bu durumu hastasına bildirmesi ve hastanın kabulü hâlinde de eseri yapması gerekmektedir. Zira, başta cerrahi müdahaleler olmak üzere, her tıbbi müdahalede, komplikasyonlar ve önlenemeyecek gelişmeler olabilir.

Buna göre, işi yüklenen doktor, BK. nun 357/son (TBK. nun 472/son) maddesi uyarınca, tıp bilimindeki bilimsel ve teknik gelişmeler ile kendi tecrübeleri doğrultusunda, hastayı mevcut hastalıklarının ve tıbbi müdahalenin riskleri ile yan etkilerinin ne olduğu konusunda yazılı bildirim ile aydınlatmalıdır.

Bu bildirimin (risk aydınlatmasının) usulünce yapılmış olması ve hastanın yapılacak müdahaleye onay vermesi, doktoru ve tıbbi müdahalenin yapıldığı hastaneyi doktorun (yüklenicinin) kusurunun bulunmaması durumunda sorumluluktan kurtarır.

Buradan mevcut kanıtlar çerçevesinde olayın değerlendirilmesine gelince. Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 30.06.2010 tarihli raporu ile murisin ölümünün, 24.01.2008 tarihinde yapılan batından yağ aldırma ameliyatının kendinde mevcut kalp hastalığını akut hale getirmesinden ileri geldiği belirlenmiştir.

Davalı doktor, 25.01.2008 tarihinde gerçekleşen ölüm olayı nedeni ile kollukta verdiği 26.01.2008 tarihli ifadesinde, murisin şeker, kalp ve yüksek tansiyon rahatsızlıkları bulunduğunu yaptığı ilk muayenede öğrendiğini beyan etmiştir.

Ayrıca, bozma sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden aldırılan bilirkişi kurulu raporunda; murisin mevcut rahatsızlıklarının yapılacak en küçük tıbbi müdahalede bile ölümcül komplikasyonlar doğurabilecek ciddiyette olduğu, davalı doktorun bu rahatsızlıkları ilk muayene tutanağında belirtmediği, davalı hastane çalışanları tarafından düzenlenen ve dosyaya sunulan tıbbi müdahale hakkında hastanın bilgilendirilmesi ve rızasının alınmasına dair formun da bu ameliyat için yetersiz olduğu bildirilmiştir.

Yapılan bu açıklamalara göre, mevcut rahatsızlıkları nedeniyle karşılaşılabilecek komplikasyonlar ve içeriklerinin davalı doktor tarafından murise bildirilmediği, dolayısıyla risk aydınlatmasının yapılmadığı, öte yandan hükme esas alınan bilirkişi raporunda yetersiz olduğu bildirilen ve davalı hastane çalışanları tarafından düzenlenen formun içeriğinden de, yapılacak ameliyatla ilgili standart bilgilendirmenin muris yerine dava dışı oğlu ...'a yapıldığı anlaşılmaktadır.

Şu halde; davacının murisine karşı, davalı doktorun işini sadakat ve özenle yerine getirmediği, bu nedenle yapılan tıbbi müdahaleye bağlı olarak gerçekleşen ölüm olayı nedeni ile davalı doktorun ve istihdam eden sıfatıyla diğer davalı hastanenin de sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.

Açıklanan duruma göre, mahkemece; davacının, meydana gelen ölüm olayı nedeni ile sorumlu olan davalılardan talep edebileceği maddi tazminatın bilirkişi incelemesi yaptırılarak saptanması, davacının talep edebileceği maddi tazminat tutarı bu şekilde belirlendikten sonra uğradığı kayıp da gözetilerek manevi tazminatın takdir edilmesi gerekirken, delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu istemin tümüyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulması gerekirken zuhulen onandığı anlaşılmakla, davacı tarafın karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Dairemizin 17.02.2015 günlü ve 2014/9313 E. 2015/2405 K. sayılı onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 08.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/17764, K. 2016/1256, 8 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/17764
Karar No
2016/1256
Tarih
8 Şubat 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/17765 K.2016/3218
  • Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/17765 K.2016/2457
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2015/17765 K.2016/2217
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/17766 K.2016/2103
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/17766 K.2016/1590
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/17766 K.2016/2933

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.