KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/18334 E., 2017/4990 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2017
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin 11/03/2013 tarihinde, davalı firma ile yüzüne estetik müdahale yapılması için 1.500.00.TL değerinde sözleşme yaptıklarını, ancak davacının iki gün sonra özel nedenlerden dolayı işlemden vazgeçtiğini, yazılı olarak sözleşmenin iptalini talep ettiğini, davalı firmanın ise talebini yerine getirmediğini belirterek 1.500.00 TL ' nin tarafına iadesine ve sözleşmenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabülü ile 1000,00 TL' nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-HMK.'nun 26.maddesi (HUMK’nun 74. maddesi) hükmüne göre ise, mahkeme tarafların iddia, savunma ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Öğreti ve uygulamada taleple bağlılık olarak adlandırılan bu kural sadece sonuç istem yönünden değil, sonuç istemi oluşturulan her bir alacak kalemi yönünden de uygulanır.
Somut olayda; davacı vekili, dava dilekçesinde, sözleşmenin iptali istemi ile birlikte 1.500.TL alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş. Mahkemecede, salt alacağının tahsiline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, davacının talebi dışında 1000.TL asıl alacağın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Davacının, alacağın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline dair bir talebi olmadığı halde talep dışına çıkılarak, alacağın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK 438/7 md. gereği düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/18334, K. 2017/4990, 10 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama