KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/19076 E., 2016/1996 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2016
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka, tazminat ve katılma alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine göre; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir."
"(Ek fıkra: 11/01/2011-6099 S.K./3.mad.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır."
7201 Sayılı Yasanın 21. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin kanun gerekçesinde, 21/1. maddeye göre bilinen en son adrese çıkartılan tebligattan sonuç alınamazsa, 10. madde gereği adres kayıt sistemindeki adres esas alınarak başkaca araştırma yapılmaksızın o adrese tebligat çıkarılacağı açıklanmıştır. Muhatap o adreste hiç oturmamış ya da adresten ayrılmış dahi olsa tebligat iade edilmeyecek, 21/2. madde gereğince işlem yapılacaktır. Bunun yapılabilmesi için de tebligatı çıkaran merciin, adresin, adres kayıt sistemindeki mernis adresi olduğunu tebliğ evrakında belirtmesi gerekmektedir.
Belirtilen yasal düzenleme uyarınca, muhataba çıkarılacak tebligat, öncelik mahatabın bilinen en son adresinde Tebligat Kanunu'nun ilgili hükümlere göre yapılacak, bilinen en son adrese çıkartılan bu tebligattan sonuç alınamaz ya da böyle bir aderesi mevcut değil ise, bu kez muhatabın adres kayıt sistemine kayıtlı bir adresi bulunup bulunmadığı araştırılarak muhatabın adres kayıt sisteminde mevcut bir adresinin saptanması halinde bu adresi esas alınarak (Tebligat Kanunu'nun madde 21/2 uyarınca) tebliğ işlemleri yapılacaktır.
Tebligat Kanunu'nun ilanen tebligat başlıklı 28. Maddesi ise adresi meçhul olan kişilere yapılacak tebligat usulünü düzenlenmektedir. Tebligat Kanunu 28. maddesinde ilanen tebligat yapılmasının önkoşulu, tebligat yapılacak kişinin adresinin meçhul olması olarak belirlenmiştir. İlanen tebligata ilişkin Tebligat Kanununun 28.maddesi hükmüne göre, kendisine usulüne uygun olarak tebligat yapılamayan, ikametgahı, meskeni veya işyeri adresi bulunamayan kimsenin adresi meçhul sayılır.
Buna göre yukarıdaki maddeler usulünce adresi tespit edilemeyen ve kendisine tebligat yapılamayacak olan kişilere Tebligat Kanunu 28. madde hükmüne göre ilanen tebligat yapılacaktır.
Somut olayda, gerekçeli karar ile davacı vekilinin temyiz dilekçesinin, davalı ...'a ilanen tebligat usulüne göre tebliğ edildiği görülmekle birlikte, mahkemece davalı ...'un karar tarihi itibari ile adres kayıt sisteminde kayıtlı bir adresinin bulunup bulunmadığının tespit edilmediği anlaşılmaktadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/19076, K. 2016/1996, 16 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama