KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/19128 E., 2017/4740 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2017
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı kardeşlerinden babalarından kalma taşınmazdaki hisselerini bedellerini ödeyerek satın aldığını, mirasçılardan birinin yurt dışında olması nedeniyle intikal gerçekleştiremediklerini, söz konusu çalılık ve pırnallık şeklinde taşınmazı temizleterek tarla haline getirdiğini, taşınmazla ilgili ortaklığın giderilmesi davası açıldığını belirterek; 5.000,00 TL temizleme ücreti ve her bir davalıdan yer ücreti 5.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL nin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davacının iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zamanaşımı süresinin geçtiğini, taşınmazı davacının kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacı tarafından bedel ödenmesine ilişkin senet yada sözleşme sunulmadığı, tanık ve yemin delili ile ispatlayamadığı, arazi temizliğini kendi kullanımı için yaptığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre,davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T.'nin 13.maddesine göre;
“Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
Somut olayda; mahkemece, davanın reddi nedeniyle davalı lehine dava değeri olan 20.000,00 TL üzerinden AAÜT uyarınca hesaplanan 2.400,00 vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile 24000 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK .436/2 maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/19128, K. 2017/4740, 5 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama