KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/19337 E., 2016/12456 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2016
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı limited şirketin davacının atölye abonesi olduğunu, aboneliğin sürdüğünü, davalıların borçtan sorumlu olduklarını alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalıların haksız itiraz ettiklerini ileri sürerek icraya itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir .
Davalılar; alacağın zamanaşımına uğradığını, davalı ...'in limited şirketin müdürü olduğunu, alacaktan sorumlu olmadığını, abonelik borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir .
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne; takibin 7.833.33 TL üzerinden devamına, asıl alacak olan 7.833.33 TL üzerinden hesaplanan % 20 icra inkar tazminatı olan 1.566.66 TL nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir .
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda; sözleşmenin davacı ve davalı limited şirket arasında atölye aboneliği olarak imzalandığı, davalı ...'in diğer davalı limited şirketin müdürü ve temsilcisi olduğu, 26/04/2011 tarihinde davalı şirketin abonelik borcunun ödeneceğine dair taahhüd senedinin davalı ... tarafından imzalandığı, davacının 18/05/2012 tarihinde borçlular (davalı ... ve davalı limited şirket) aleyhine abonelik sözleşmesinden kaynaklanan icra takibi başlattığı,borçluların (davalıların) itirazı ile takibin durduğu anlaşılmaktadır .
Davalı ..., diğer davalının temsilcisi ve müdürü olarak 26/04/2011 tarihli taahhüt senedini imzalamıştır. Taahhüt senedi davalı limited şirketin imzaladığı abonelik sözleşmesine yönelik olduğu gibi davalı ... belgeyi davalı şirket adına onu temsilen imzalamıştır . Bu durumda davalı ...'in abone olan diğer davalı şirketin borcundan bireysel olarak sorumlu tutulması mümkün değildir. Davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde davalı abonenin borcundan sorumlu tutulması isabetli bulunmamıştır .
Davalı şirket adına imzalanmış olan 26/04/2011 tarihli taahhüt senedi ise; borcun yapılandırılmasına ilişkin olup abone olan davalı şirketi bağlar. Mahkemece, borcun taahhüd senedi kapsamında kabulüne karar verilmesi gerekir iken, gerekmediği halde bilirkişi raporu hazırlatılması doğru bulunmamıştır. Borç davacı ve davalı abone tarafından yapılandırılmıştır .Bu durumda davacının müterafik kusurundan sözedilemez.Aksini belirten bilirkişi raporu hükme dayanak alınamaz .
Mahkemece; eksik inceleme, yanılgılı değerlendirme, yasal olmayan gerekçeler ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/19337, K. 2016/12456, 7 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama