KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/19375 E., 2016/1639 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2016
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, dava dilekçesinde; ... ilçesi ... Mah. 403 ada 20 nolu parsel sayılı taşınmazın, 1986 yılında davalı ... encümen kararıyla müvekkiline satıldığını, müvekkilinin taşınmaz üzerine bir kısım imalatlar yaptığını, daha sonra kadastro çalışması sonucu anılan taşınmazın hazine adına kayıt ve tescil edildiğini, bu nedenle müvekkilinin taşınmazı hazineden ikinci kez satın almak zorunda kaldığını, davalı belediyenin kendine ait olmayan yeri sattığını ileri sürerek; taşınmazın ikinci defa satın alınmasından dolayı uğranılan zarar ile hazineye ödenen ecrimisil bedellerinden şimdilik 1.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; cevap dilekçesinde; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak zamanaşımı def'ini ileri sürmüş, esastan da davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; dosya kapsamına göre, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içerisinden; davacı tarafından, dava konusu taşınmazın 24.06.1986 tarihli satış sözleşmesiyle davalıdan satın alındığı ve zilyedliğinde devralındığı anlaşılmaktadır. Davacının zilyetliği devam ettiği sürece alacak muaccel olmadığından zamanaşımı süresi işlemeye başlamaz. Dava konusu taşınmazda davacının zilyetliği devam ettiğine göre, davalının zamanaşımı iddiasının dinlenmesinin mümkün olmadığı kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, mahkemece; davalının zamanaşımı def'i reddedilerek işin esasına girilmesi ve hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/19375, K. 2016/1639, 11 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama