KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/19381 E., 2017/4432 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2017
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki eşya alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalıların 23/07/1989 tarihli çeyiz senedini imzaladıklarını, eşyaları davalıların teslim aldığını, davalı ... ile boşandıklarını, çeyiz senedinde yeralan ev ve ziynet eşyalarının iadesini talep ettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere, eşyaların aynen iadesine, mümkün olmazsa 2.000.00.- TL bedelin faizi ile müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., ziynetleri davacı ile birlikte bozdurduklarını, ihtiyaçlar için harcadıklarını, ev eşyalarını sürekli kullandıklarını, kendi babası olan diğer davalının ziynetleri ve ev eşyalarını kendilerine teslim ettiğini belirtmiştir .
Davalı ..., davacı ve davalı ...'in ev eşyalarını kullandıklarını, ziynetleri bozdurduklarını, kendisinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın reddine, davalı ... yönünden mahkemenin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli oludğuna karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Somut olayda; 23/07/1989 tarihli çeyiz senedi ile, 4 yün yatağın, 4 Isparta halının,yatak odası takımının, misafir odasının, sandık içinin, fırınlı ocağın, 1 kg 22 ayar altın ve bileziğin,saat ,küpe,mutfak eşyasının ...'e ait çeyiz bedeli olarak Halit ve ... tarafından teslim alındığı, senedin teslim alanlarca imzalandığı anlaşılmaktadır .
Davacıya ait olan ve çeyiz senedinde davalılara teslim edildiği yazılan ev eşyalarının tamamının davalılarca davacıya teslimi gerekirken; davanın reddine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır .
2-Dava konusu kadına ait olan altınlar koca tarafından bozdurulup değişik amaçlarla kullanılmış olabilir. Çeşitli sebeplerle (evin ihtiyaçları, düğün borçları, balayı vs) koca tarafından bozdurulan bu altınların karşılığının hibe edilmediği müddetçe kadına iadesi zorunludur.
Ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere kocaya verildiğinin, davacının isteği ve onayı ile ziynet eşyalarının bozdurulup ev ihtiyaçları için harcandığının davalı yanca kanıtlanması halinde koca ziynet eşyalarının iadesinden kurtulur.
Somut olayda; davaya konu ziynetlerin davacının rızası ile ve geri verilmemek üzere bozdurulduğu davalılarca kanıtlanamadığından, davalılar çeyiz sededine göre teslim aldıkları bu ziynet eşyalarını davacıya teslim etmek zorundadırlar; ziynetler yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir .
3-Uyuşmazlık; davacı ile davalı ... evli iken imzalanan çeyiz senedinden kaynaklanmaktadır. Davalılar çeyiz senedini imzalayarak ev ve ziynet eşyalarından oluşan davacının çeyiz eşyalarını birlikte teslim almışlardır . Bu nedenle, davacı, çeyiz senedine dayanarak kişisel eşyalarının iadesini davalılardan istemektedir. Bu durumda, her iki davalıya karşı açılan davada da Aile Mahkemesi görevli olup, mahkemece, davalı ... yönünden mahkemenin görevsiliğine ilişkin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus da bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/19381, K. 2017/4432, 3 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama