KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/19386 E., 2016/12358 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2016
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm taraflarca temyiz edilmiş, hükmün duruşmalı olarak incelenmesi davalı tarafça istenilmekle, daha önceden belirlenen 01.11.2016 duruşma günü için tebligat üzerine temyiz eden davalı ... ile davacı ... geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14:00' e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesinde; muris ...'ın tanzim ettiği vasiyetname ile taşınmazlarını çocuklarına paylaştırdığını, ancak vasiyetname ile müvekkiline bırakılan taşınmazların bir bölümünün kadastro çalışmaları sırasında kardeşi olan davalı adına tapuya tescil edildiğini ileri sürerek; davalı adına kayıtlı bulunan 130 ada 23 ve 24, 143 ada 7 ve 9, 144 ada 2, 155 ada 6, 189 ada 1, 192 ada 28 ve 30 parsel sayılı taşınmazların tapularının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
Davalı; babası ile annesinin amca çocukları olduğunu, annesinin murisinden kalan malvarlığını babası ile birlikte birleştirip 50 sene nizasız ve fasılasız kullandığını, davacının annesiyle yaptığı anlaşma doğrultusunda taşınmazların adına tescil edildiğini, 130 ada 24 nolu parselin davacıya ait olmasına rağmen adına tescil edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davacı asil, 03.11.2014 tarihli keşifte 130 ada 23 nolu parsel ile ilgili isteminden feragat etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- HMK'nun 326. maddesinin 2. fıkrası; "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükmünü içermektedir. Buna göre yargılama giderlerinin davanın kabul ve red edilen miktarına, yani tarafların haklı çıktıkları miktarlara göre paylaştırılması, kabul ve red edilen kısım üzerinden de yargılamada vekil aracılığı ile temsil edilen taraflar lehine HMK. 323. maddesine göre yargılama giderlerinden sayılan vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Somut olayda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle, kabule konu taşınmazların (ve davalının bu taşınmazlardaki payı da gözetilerek belirlenecek) değerin üzerinden hesaplanacak harç ve yargılama giderinin (ve yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin) hüküm altına alınması gerekirken, tarafların haklılık durumu dikkate alınmadan, davaya konu edilen tüm taşınmazların değeri üzerinden hesaplanan yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/19386, K. 2016/12358, 1 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama