KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/19453 E., 2017/5112 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2017
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı ile Kadıköy 5. Aile mahkemesinin 2009/481 esas sayılı kararı ile boşandıklarını, müşterek çocuğun velayetinin davalıya verildiğini, küçük ile davalının oturdukları ev kirasına ilaveten 1.000,00 TL iştirak nafakasınına hükmedildiğini, 4 yıl içinde ekonomik sıkıntıya düştüğünü, yeni evliliğin de getirdiği yükümlülükler bulunduğunu, ödemelerde sıkıntı yaşadığını, müvekkilinin parçalı da olsa ödemelerini yaptığını ancak icra dosyasına bildirmediği için gerekli düşümlerin yapılmadığını belirterek borçlu olmadığının Davalı,
davacı tarafın 2009 yılının Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım-Aralık 2010 yılının Ocak -Şubat aylarına ilişkin nafaka borcunu, halihazırda mevcut diğer aylara ilişkin nafaka borçlarını dahi ödemediğini, nafaka ödemelerinde istikrarsızlık ve düzensizliğin olduğunu davacının nafakaları ödemediğinin icra dosyasıyla sabit olduğunu savunarak davanın reddi ile %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davacının menfi tespit talep ettiği döneme ait ödemesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davasında haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle alacağın %20 si oranında kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde kötüniyet tazminatı yönünden davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava, nafaka alacağı nedeniyle başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir.
Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalı alacaklının bu dava dolayısıyla alacağını geç alması gibi bir durumun bulunmadığı, bu nedenle uğradığı bir zararın da bulunmaması karşısında, İİK'nun 72. maddesi gereğince davacı aleyhine verilecek kötüniyet tazminatının şartları oluşmadığından, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7 maddesi gereğidir. ./..
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/19453, K. 2017/5112, 12 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama