KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/1951 E., 2015/3861 K.·Mahkemesi : Çorum 2. Aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2015
- Tarihi
- 18/03/2014
- Numarası
- 2013/143-2014/153
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesinde; tarafların boşandıklarını, 02/11/2001 doğumlu B.. C..'ın velayetinin davacı anneye verilmesine ve 300 TL iştirak nafakasının davalıdan alınmasına karar verildiğini; karardan sonra iki yıldan fazla bir zaman geçtiğinden küçük çocuğun iki yaş daha büyüdüğünü, ihtiyaçları ve giderlerinin arttığını; davalının da, bu arada gelirlerinde artış olduğunu ileri sürerek; iştirak nafakasının, aylık 750 TL'ye çıkartılmasına ve dava tarihinden itibaren yükseltilmesine karar verilen nafakanın ve farkının davalıdan işleyecek faizi ile birlikte alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; iştirak nafakasının artırılmasını gerektirir yasal şartlar oluşmadığı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; iştirak nafakasının artırımı istemine ilişkindir.
Türk Medeni Kanunu'nun 182/2 maddesi gereğince; velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür.
İştirak nafakası takdir edilirken; çocuğun yaşı, ihtiyaçları, okul seviyesi, sosyal çevreye göre yaşam seviyesi, velayet tevdi edilen tarafın ekonomik durumu ile nafaka yükümlüsünün mali gücü birlikte değerlendirilip, hakkaniyete uygun karar verilmelidir.
Türk Medeni Kanunu'nun 331. maddesinde ise; "Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı annenin asgari ücret ile çalıştığı, davalı babanın ise Kırgızistan'da çalıştığı, gelirinin bilinemediği, yaptırılan ekonomik durum araştırmasından anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında, somut olaya bakacak olursak; boşanma kararıyla küçük hakkında, 300 TL iştirak nafakasına karar verildiği; 2011 yılından dava tarihinine kadar 2 yıllık bir sürenin geçtiği; bu zaman zarfında müşterek çocuğun ihtiyaçlarında artış olduğu, bu artan ihtiyaçların da taraflarca karşılanması gerektiği tartışmasızdır.
Öyle ise, mahkemece; bu hususlar dikkate alınarak, davalı babanın ekonomik sosyal durumu ayrıntılı olarak araştırılıp, müşterek çocuğun ihtiyaçlarında meydana gelen artış, tarafların ekonomik sosyal durumları, halen ödenen nafaka miktarı nazara alınarak, TMK. 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek; nafakanın, uygun bir miktarda artırılmasına karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/1951, K. 2015/3861, 10 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama