KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/19692 E., 2017/5177 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2017
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kabulü ve birleşen davanın husumet yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı asıl ve birleşen davalarında; Rize Merkez Çiftekavak köyünde bulunan 703 parsel sayılı 398,85 m²'lik taşınmazın tamamının ... tarafından kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelinin hissedarlar adına yatırıldığını, kamulaştıma bedelinin tespiti ve tescil davasının yargılaması safahatında .... kızı ..... ile .... kızı ...'un karıştırıldığını, annesinin adına yatacak olan paranın .... kızı ...'un adına yatırıldığını, .... kızı ... adına depo edilen esasen annesi.....'a ait olan kamulaştırma parasının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar; davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Mahkemece; 2012/863 esas sayılı dava dosyası yönünden davanın kabulü ile 21.477,08 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen 2014/392 esas sayılı dava dosyası yönünden davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- HMK'nun 166.maddesine göre, ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları koşulu ile birleştirilerek bakılabilmeleri mümkündür.
Ancak, birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar, sadece birleştirilen davaların tahkikat safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurmaktadır. Diğer bir anlatımla, asıl ve birleşen davalar birbirinden bağımsız, müstakil davalardır. Bu nedenle, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı karara bağlanması, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin ayrı ayrı tayin edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; asıl ve birleştirilen davalar için ayrı ayrı hüküm kurulmamış, yargılama giderleri ve vekalet ücretleri ayrı ayrı tayin edilmemiştir (HMK. md 297).
Hal böyle olunca, mahkemece; asıl ve birleşen davalar için ayrı ayrı hüküm kurularak yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken, bu ilke gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma nedenlerine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/19692, K. 2017/5177, 13 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama