İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/19796 K.2017/5350

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya…

Esas2015/19796Karar2017/5350Tarih17 Nisan 2017Okuma5 dk · 978 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2015/19796 E., 2017/5350 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Nisan 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

978 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı, üzerine kayıtlı taşınmaz üzerinde İş Bankası Sanayi Şubesinden verilen teminat mektubu dolayısıyla ipotek olduğunu, gayrimenkulünü satmak istediğinde ipoteği kaldırmak istediğini, ancak davalının bankaya 5.000,00 TL para yatırması gerektiğini söylediğini, bunun üzerine 5.000,00 TL'yi davalının hesabına yatırdığını; gayrimenkul üzerindeki ipotek kalkmayınca banka şubesi ile görüştüğünde bu işlem için herhangi bir bedel yatırılmaması gerektiğini öğrendiğini; bunun üzerine,

davalıdan 5.000 TL'lik parayı kendisine iade etmesini istediğini, davalının ise bu parayı kendisine iade etmediğini, bu nedenle davalı hakkında Pınarhisar İcra Müdürlüğü'nün 2014/412 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davacının kendisine borcu olduğunu, o borca istinaden bu 5.000,00 TL'yi kendisine ödediğini, ayrıca yetki itirazının olduğunu ve davanın yetki yönünden incelenmesi gerektiğini savunarak; davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden davalının ikametgahının Gelibolu/Çanakkale olduğu, icra takibinde ödeme emrinin o adreste tebliğ edildiği, taraflar arasında özel yetkili bir mahkemenin belirlenmediği, davacının yetkisiz icra dairesinde takibe giriştiği, davacı tarafça yetkili icra dairesinde yapılan bir takibin bulunmadığı gerekçe gösterilerek, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava;sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacağın tahsiline yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.

Yetkili icra dairesinde takip yapılması, itirazın iptali davasının koşullarından biridir. Borçlu icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğine göre, mahkemece, borçlunun icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelenmelidir. (HGK 20.03.2002 tarih, 13/241-208 sayılı kararı) Zira; itirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra dairesinde geçerli bir takibin yapılmış olması şartına bağlıdır.

Borçlu, icra dairesinin yetki itirazını ödeme emrine itiraz süresi içinde icra dairesine bildirmek zorundadır. İİK nın 50/2.maddesi gereğince yetki itirazı esas hakkındaki itiraz ile birlikte yapılmalıdır.

Davalı (borçlu), süresi içerisinde ödeme emrine itiraz ederken, icra dairesinin yetkisine itirazını bildirmemiş ise; İcra dairesinin yetkisini kabul etmiş sayılır. Davacı (alacaklı)nın açtığı itirazın iptali davasında; davalının icra dairesinin yetkisiz olduğuna ilişkin itirazları kabul edilmez. Ancak, davalı borçlu daha sonra açılan itirazın iptali davasında mahkemenin yetkisine itiraz etme hakkı yine bulunmaktadır.

İtirazın iptali davası yönünden özel bir yetki kuralı getirilmediğinden genel hükümlere göre yetkili mahkeme belirlenecektir. Ancak, yetki itirazınında cevap süresi içinde yapılması gerekir. Davalı cevap süresinden sonra yetki itirazında bulunursa, davacı süre aşımına karşı koymasa bile, bu süre hak düşürücü nitelikte olduğundan mahkeme, yetki itirazını kendiliğinden süre aşımından dolayı reddetmekle yükümlüdür. Davacı, davalının süresinden sonra yetki itirazında bulunmasına açıkça muvafakat etse bile, mahkeme yetki itirazını süre aşımından dolayı reddetmekle yükümlüdür. (Baki Kuru HUMK Cilt 1, 2001 Sayfa 585-586).

Somut olayda; davacının sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak davaya konu edilen 5.000 TL'nin davalıdan tahsiline ilişkin olarak davalı hakkında Pınarhisar İcra Müdürlüğünün 2014/412 Esas sayılı dosyası ile takibe başladığı,ilgili takip dosyası incelendiğinde ise; davalı borçlu adına çıkartılan ilk ödeme emrinin iade edildiği,davalı borçlunun 01.09.2014 tarihli borca itiraz dilekçesini icra dosyasına sunduğu, borca ve fer'ilerine yönelik itirazda bulunduğu ve bu dilekçede borçlunun yetki itirazında bulunmadığı,sonrasında icra müdürlüğünce davalı borçlunun mernis adresine 10.09.2014 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği,

davalı borçlunun ise 15.09.2014 tarihli ikinci bir borca itiraz dilekçesini icra dosyasına sunduğu, bu dilekçenin incelenmesinde ise; davalı borçlunun yetkili icra dairesinin Gelibolu İcra Daireleri olduğunu belirterek yetki yönünden de itirazda bulunduğunu belirttiği, Pınarhisar İcra Müdürlüğü'nün ise 18.09.2014 tarihli kararı ile ''dosyanın muhtevasından borçluya yapılan tebligatın 01.09.2014 tarihinde veya daha öncesinde tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, borçlunun 01.09.2014 tarihinde borca itiraz dilekçesini müdürlüklerine gönderdiği,

01.09.2014 tarihinde müdürlüklerince takibin durdurulduğu,bu nedenle 15.09.2014 tarihinde yapılan yetki itirazının reddine'' yönelik karar verdiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece; her ne kadar, dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden davalının ikametgahının Gelibolu/Çanakkale olduğu, icra takibinde ödeme emrinin o adreste tebliğ edildiği, taraflar arasında özel yetkili bir mahkemenin belirlenmediği, davacının yetkisiz icra dairesinde takibe giriştiği, davacı tarafça yetkili icra dairesinde yapılan bir takibin bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de;

yukarıda ifade edilen yasa hükümleri ve açıklamalar da incelendiğinde görüleceği üzere icra dosyasına davalı borçlunun sunduğu 01.09.2014 tarihli borca itiraz dilekçesinde sadece borca ve fer'ilerine yönelik itirazda bulunduğu ve yetki itirazı bulunmadığı, kaldı ki 15.09.2014 tarihli yetki itirazının reddine ilişkin 18.09.2014 tarihli icra müdürlüğü kararı da olduğu dikkate alındığında; davalı borçlu yönünden Pınarhisar İcra Müdürlüğü'nün yetkili hale geldiği sabittir.

2-Bundan ayrı, davalının eldeki dava dosyasında dosyaya sunduğu cevap dilekçesi incelendiğinde ise, davaya konu edilen teminat mektubunun İzmir ilinden alındığını, ceza ve hukuk davalarının Keşan ve Gelibolu Mahkemeleri'nde görüldüğünü, teminat mektuplarını veren bankanın Gelibolu İş Bankası Şubesi olduğunu belirterek, davanın yetki yönünden incelenmesini talep ettiği anlaşılmakla; davalı borçlunun eldeki dava dosyasında usulüne uygun şekilde yetki itirazında bulunmadığı da açıktır.

3-Yine,davalı borçlunun eldeki dava dosyasında icra dosyasına yaptığı yetki itirazının usulüne uygun olduğu kabul edilecek olsa dahi,davaya konu edilen alacağın para borcuna ilişkin olduğu da dikkate alındığında para borcu TBK md. 89 (BK md.73) gereği götürülecek borçlardan olduğundan davacı alacaklının yerleşim yeri icra dairesinde davalı borçlu hakkında icra takibi yapabileceği de kuşkusuzdur.

Hal böyle olunca, mahkemece; davalı borçlunun icra dosyasına süresi içerisinde sunduğu bir yetki itirazının bulunmadığı ve Pınarhisar İcra Müdürlüğü'nün yetkisini kabul etmiş sayılacağı,yine eldeki dava dosyasında cevap dilekçesinde de usulüne uygun bir yetki itirazında bulunmadığı,

kaldı ki davalı borçlunun icra dosyasında icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı süresinde kabul edilse dahi davaya konu edilen alacağın para borcuna ilişkin olup TBK'nun 89. maddesi(BK'nun 73. maddesi) uyarınca para borcu götürülecek borçlardan olduğundan davacı alacaklının kendi yerleşim yeri icra dairesinde icra takibi yapabileceği gözetilmek suretiyle, taraf delilleri toplanarak sonucuna göre inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 17.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/19796, K. 2017/5350, 17 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/19796
Karar No
2017/5350
Tarih
17 Nisan 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/19804 K.2017/5210
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/19816 K.2017/11416
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/19821 K.2017/11421
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/19825 K.2017/11429
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/19826 K.2017/5032
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/19832 K.2017/5118

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.