KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/19991 E., 2017/6306 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2017
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar, noterde yapılan satış vaadi sözleşmesi ile davalıya taşınmaz sattıklarını, ödeme tarih ve miktarlarının ise 22/08/1996 tarihli ayrıca düzenlenen belgede yazılı olduğunu, davalının ödeme güçlüğü çektiğini, davalının ödediği paranın ve verdiği senetlerin iade edildiğini,taşınmazın dava dışı bir kişiye satıldığını, davalının taşınmazın bedelini ödemediği halde davacılar aleyhine icra takibi yaptığını,
davalının açtığı itirazın iptali davasının kabul edildiğini ve kararın kesinleştiğini,davacı ...'in yargılandığı Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava sırasında alınan bilirkişi raporunda da 22/08/1996 tarihli belgenin tahrif edildiğinin,davacı ...'in imzasının başka yerden kopyalama yolu ile nakledildiğinin açıklandığını ileri sürerek belgenin sahte olduğunun ve davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı, yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurma süresinin geçtiğini, kesin hüküm bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kesin hüküm bulunması , yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilmemesi ve ispatlanamaması gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir .
1-Somut olayda mahkemece davanın hem usulden hem esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bir davada usul yönünden red sebepleri var ise, davanın usulden reddine karar verilmekle yetinilmesi gerekir. Davanın usulden reddi, işin esasının incelenmesine engel teşkil eder. Davanın hem usulden, hem de esastan reddine karar verilmesi mümkün değildir. Buna rağmen, mahkemece davanın hem kesin hüküm nedeniyle (usulden), hem de ispatlanamadığından( esastan ) reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
2 - Bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/19991, K. 2017/6306, 2 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama