İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/2126 K.2015/2603

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya…

Esas2015/2126Karar2015/2603Tarih19 Şubat 2015Okuma4 dk · 731 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2015/2126 E., 2015/2603 K.·Mahkemesi : Nizip Sulh Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Şubat 2015
Tarihi
07/03/2013
Numarası
2011/32-2013/135
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

731 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; Nizip Devlet Hastanesinde görev yapan davalının, 2005 yılı Eylül ayından 2008 yılı Aralık ayına kadar geçen dönemde (aylık dönemler halinde) 5.623,49 TL fazladan döner sermaye ek ödeme aldığının tespit edildiğini, davalıdan bahse konu alacaklarının ödenmesi hususunda talepte bulunduklarını; ancak, herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek; 5.623,49 TL toplam alacağın haksız zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 66.maddesine göre, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davalarında 1 ve 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörüldüğü, haksız iktisapta zamanaşımı başlangıcı zarar görenin verdiğini geri almaya hakkı olduğuna ıttıla tarihi olduğundan; davacı Sağlık Bakanlığı'nın ise, ıttıla tarihinin 06/10/2009 tarihi olduğu, davanın açıldığı tarihe kadar 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunun anlaşıldığı;

davalının da, Gaziantep 1.İdare Mahkemesi tarafından verilen süre nedeniyle işlemin iptali ile ilgili kararı dayanak göstererek davanın reddine karar verilmesini talep etmesinin, mahkemece, zamanaşımı defi olarak değerlendirilmiş olduğu; alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.

818 sayılı BK 66.maddesinde sebepsiz zenginleşme davasının hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak 1 yılın geçmesi ile, 6098 sayılı TBK 82.maddesinde ise 2 yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK gibi 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6101 sayılı TBK Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5/1.maddesinde; "TBK yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan hak düşürücü süreler ile zamanaşımı süreleri eski kanun hükümlerine tabi olmaya devam eder "düzenlemesi yeralmaktadır.

Sebepsiz zenginleşmeye dayanan alacak davalarında; bir yıllık zamanaşımı süresinin başlangıcı, kamu kurumlarında dava açılmasına emir vermeye yetkili makamın öğrenme gününden (olur vermesi tarihli) itibaren işlemeye başlar (HGK 25.06.2013 tarih ve 2003/4-422 E, 2003/439 K).

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)’nun 195.maddesi gereğince, davalının, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren 10 günlük davaya cevap süresi içerisinde zamanaşımı savunmasında bulunması gerekir. Ne var ki, yine aynı Kanunun 209.maddesi hükmüne göre, zamanaşımı def'inin süresinde yapılmadığını ileri süren davacı tarafın da, davalının cevap dilekçesinin kendilerine tebliğinden itibaren yine 10 günlük süre içerisinde, zamanaşımı savunmasının yasal süresinde ileri sürülmediğini, savunmanın genişletilmesine muvafakat etmediklerini açıkça belirtmek suretiyle, bu savunmaya karşı koyması gerekir.

Davalı tarafından süresinde ileri sürülmeyen zamanaşımı savunmasına karşı, yine davacılar tarafından süresi içerisinde karşı konulmaması durumunda, davacıların; davalı tarafından savunmanın genişletilmesine zımnen rıza gösterdikleri sonucuna varılır.

Zamanaşımı, 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)‘nun 125 ila 140.maddeleri arasında düzenlenmiştir. Zamanaşımı, belirli bir süre içerisinde hakkını talep etmemiş olan alacaklının, bundan sonra alacağını dava yolu ile talep edememesidir.

Borç-alacak, Borçlar Kanununda belirtilen zamanaşımının geçmesiyle artık dava yolu ile istenemez. Bu bakımdan zamanaşımına uğrayan borç (alacak) eksik bir borçtur. Fakat zamanaşımına uğramış olan borç herhangi bir biçimde daha sonradan ifa edilirse, bu ifa geçerlidir. Dolayısıyla kişi ödediği borcun zamanaşımına uğradığını bilmediğini ve hataen ödemede bulunduğunu ileri sürerek verdiğini geri isteyemez (B.K md.62).

Zamanaşımı, hukuki açıdan bir def-i niteliğini taşımaktadır. Yani borçlu, borcunu ödemek istemiyorsa borcun zamanaşımına uğradığını ve borcun dava edilebilme niteliği olmadığını açık bir biçimde yargılama sırasında ileri sürmelidir. Zira, Borçlar Kanunun 140.maddesi, zamanaşımı ileri sürülmediği takdirde hâkimin zamanaşımını kendiliğinden dikkate alamayacağı hükmünü taşımaktadır.

Davada zamanaşımı def-inin ileri sürülmesi, yazılı yargılama usulünde esasa cevap süresi içinde verilen cevap dilekçesi ile basit yargılama usulünün uygulandığı hallerde ise en geç ilk oturumda esasa girilmeden evvel sözlü ya da yazılı beyanla olmalıdır.

Süresi içerisinde ileri sürülmeyen, fakat yargılamanın ilerleyen aşamalarında ileri sürülen zamanaşımı def-i, savunmanın genişletilmesi itirazı ile karşılaşabilir.

Savunmanın genişletilmesi itirazının da zamanaşımı defini içeren dilekçenin davacı tarafa tebliğinden itibaren 10 gün içinde ileri sürülmesi gerekir; aksi halde zamanaşımı defi zamanında yapılmış gibi işleme tabi olur.

Somut olayda, davalı tarafça açıkça zamanaşımı def'i ileri sürülmemiş olmasına karşın; mahkemece, davalının Gaziantep 1.İdare Mahkemesi tarafından verilen süre nedeniyle işlemin iptali ile ilgili kararı dayanak göstererek davanın reddine karar verilmesini talep etmesinin, zamanaşımı defi olarak değerlendirilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

Bu durumda, davanın esasına girilip, taraf delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/2126, K. 2015/2603, 19 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/2126
Karar No
2015/2603
Tarih
19 Şubat 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2015/2127 K.2015/2312
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/2127 K.2015/3368
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2015/2127 K.2015/2904
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/2127 K.2015/8090
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/2127 K.2015/1632
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2015/2127 K.2015/7353

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.