KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/3177 E., 2015/15174 K.·Mahkemesi : İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2015
- Tarihi
- 17/10/2014
- Numarası
- 2014/372-2014/423
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 06.10.2015 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. H.. P.. geldi. Karşı taraf adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kurumun gereken tedbirleri almaması ve cadde üzerinde bulunan yüksek gerilim hattının koparak üzerine düşmesi sonucu ağır yaralandığını, halen de bu yaralanmanın izlerini taşıdığını belirterek, 5.000,00 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi zararının tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, olayın kaçınılmaz bir durum olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 1.200,00 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline ilişkin hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yüksek Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 03.05.2012 tarih ve 2011/5710-2012/7834 sayılı ilâmı ile manevi tazminat miktarının fahiş olduğu gerekçesi ile bozulmuş; mahkemece, bozma ilâmına uyularak, davanın kısmen kabulü ile 65.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline ilişkin mahkemece verilen 05/11/2013 tarih 2012/846 Esas 2013/536 sayılı karar, Dairemizin 02/06/2014 tarih, 2014/1275 Esas, 2014/8656 Karar sayılı ilamı ile, "...davaya konu olayda;
her ne kadar mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de bozma ilamı gereği tam olarak yerine getirilmediği; olay tarihi, olayın şekli, gelişimi ve yukarıdaki ilkeler gözönüne alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğu; daha alt seviyede tazminata karar verilmek üzere usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerekmiştir..." gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonuıcunda, davacının kaza tarihinde 29 yaşında olduğu, kazadan dolayı çehresinde sabit izin kaldığı, kişide %7,3 oranında sürekli maluliyet oranının oluştuğu, iyileşme sürecinin 4 aya kadar uzayabileceği, kazadan dolayı hayati tehlikee atlattığı, vücudunun pek çok yerinde yanık izlerinin bulunduğu ve uzun bir tedavi süreci yaşadığı, bu tedaviden dolayı çekmiş olduğu elem ve ızdırabın tedavi belgelerinden ve tanık beyanlarından anlaşıldığı,
ayrıca davacının genç bir subay olup yüzündeki ve vücudundaki izler sebebiyle temsil kabiliyetini kaybettiği, bu halin de kişinin yoğun elem ve ızdırap duymasına sebep olabileceği, davacının kazanın oluşmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı,
davalının ise tehlike sorumluluğunun bulunup denetim görevini daha kapsamlı ve muntazam yapması gerektiği, olayın vehameti, oluşan zararın ağırlığı, davacının çekmiş olduğu elem ve ızdırap ile hükmedilen tazminat miktarı, tarafların sosyo ekonomik durumu nazara alındığında zenginleşmeye sebep olacak bir miktar olmadığı gerekçesiyle, maddi tazminat konusu kesinleştiğinden hüküm kurulmasına yer olmadığına, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile,
30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/11/2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/3177, K. 2015/15174, 6 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama