KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/3798 E., 2015/11021 K.·Mahkemesi : Kocaeli 2. Aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2015
- Tarihi
- 10/12/2014
- Numarası
- 2014/545-2014/910
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesi ile, tarafların 1974 tarihinde evlendiklerini, 5 tane reşit çocukları olduğunu, bir tanesinin üniversitede okuduğunu, davacının yaklaşık 6 yıl önce mide kanserine yakalandığını, rahatsızlığı nedeni ile %80 özürlü olduğunu, hastalığının halen ciddi boyutta devam ettiğini, bu süreçte davalının maddi ve manevi olarak hiçbir şekilde destek olmadığı gibi evi terk ederek ilk evliliğinden olan oğlunun yanına gittiğini belirterek aylık 1.000,00 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ise, davacı ile 20 senedir ayrı yaşadıklarını, bu süreçte tekrar eve geldiğini ancak davacının kendisini darp ederek kovduğunu, davacıya oturduğu ev ve ayrıca 3 katlı ev verdiğini, emekli maaşının 1.250,00 TL olduğunu, 35.000,00 TL kredi çektiğini, maaşının tamamının kredi borcuna kesildiğini, öğrenci olan oğluna dahi iki aydır para gönderemediğini ifade ederek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, 11.11.2014 tarihli celsede ara karar ile, dava tarihinden geçerli olmak üzere tedbiren aylık 500,00 TL nafaka takdir edilmiş, yargılama sonunda '' karar tarihinden geçerli olmak üzere aylık 350,00 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, nafaka ve nafakanın artırılması davaları kanundan doğan bir alacağın tespiti ve tahsili davası niteliğinde olup, davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm ifade eder (28.11.1956 gün, 15 E, 15 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı). Bu itibarla nafakanın dava tarihinden itibaren tahsiline karar vermek gerekirken karar tarihinden itibaren karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/3798, K. 2015/11021, 15 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama