KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/3940 E., 2016/4097 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2016
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin 18/06/2012 tarihli kira sözleşmesi uyarınca 20/06/2012 tarihinde Kafe - Bar - İçkili Lokanta faaliyetine başladığı işyerine 23/10/2012 tarihinde ticarethane elektrik abonesi olduğunu, 29/11/2012 tarihli ve Kasım dönemine ilişkin ilk tüketim faturasının 28.546,60 TL olarak tahakkuk ettirildiğini, iş yerinde bir aylık süre zarfında anılan miktar tüketim yapılamayacağını ileri sürerek; müvekkilinin davalıya 25.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacının 18/06/2012 tarihinde kiraladığı işyerine 23/10/2012 tarihinde abone olduğunu, davacının fiilen enerji kullandığı dönemde tüketilen bedelden sorumlu olduğunu bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile, dava konusu 29/11/2012 tarihli fatura nedeniyle davacının davalıya 17.871,72 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda; mahkemece yargılama sırasında bilgisine başvurulan bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, kira sözleşmesi başlangıcı ( 18/06/2012 )esas alınarak yapılan hesaplama sonucu davacının 17.871,72 TL borçlu olmadığı bildirilmiş, mahkemece bu rapor benimsenerek karar verilmiştir. Davalı ise, davacının işyerinde hangi tarihte faaliyete başladığının tespit edilerek hesaplama yapılması gerektiğini vurgulayarak itiraz etmiş, ancak mahkemece dava konusu ticarethanede davacının hangi tarihten itibaren faaliyete başladığı ilgili kurumlardan araştırılmamıştır. Davacının fiili kullanım süresi tespit edildikten sonra bilirkişi tarafından"fiili kulanım süresi" dikkate alınarak hespalama yapılması gerektiği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, mahkemece; dava konusu adreste davacının ticari faaliyete hangi tarihten itibaren başladığının ilgili Ticaret Odası Başkanlığı, Ticaret Sicil Müdürlüğü, Vergi Dairesi Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı, Muhtarlık ve diğer kurumlardan sorularak tereddütsüz olarak saptanması, daha sonra sonucuna göre bilirkişiden ek rapor alınarak bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/3940, K. 2016/4097, 17 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama