KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/4054 E., 2015/16228 K.·Mahkemesi : İstanbul 4. Aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2015
- Tarihi
- 13/11/2014
- Numarası
- 2013/534-2014/737
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 20/10/2015 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. Ö.. Ö.. geldi. Karşı taraf davalı vekili Av. N.. F.. geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında düzenlenen 08.03.2004 tarihli boşanma protokolünde davalı kadına ödenmesine karar verilen 22.000 TL nafakanın 10.000 TL'sinin müşterek çocuğa ödenmesi için kararlaştırıldığını, daha sonra 09.03.2004 tarihinde düzenlenen ikinci protokolün esas alınarak boşanma ve nafaka kararı verildiğini, davalı kadına yoksulluk nafakasının fazlasıyla ödenmesine rağmen nafaka alacağı için icra takibi başlatıldığını, 2007-2013 yılları için icra takibinden dolayı nafaka borcunun bulunmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında; davacının nafakaları düzenli ödemediğini, ödenmeyen nafakalar için icra takibi başlattıklarını, 09.03.2004 tarihli protokole göre boşanma kararı verildiğini, davacının haricen yaptığı ödemelerin nafaka borcuna ilişkin olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece; davadışı şirket tarafından davalıya yapılan ödemelerin davacının nafaka borcu kapsamında değerlendirilemeyeceği ve davalının bu konuda yemin etmesi nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/4054, K. 2015/16228, 20 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama