KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/4476 E., 2016/3986 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2016
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili olan davacının elektrik abonesi olduğunu, 2000 yılından itibaren müvekkilinin faturalarına yansıtılan kayıp-kaçak ve sayaç okuma bedeli dahil hizmet dışı bir kısım bedellerin, haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000TL ' nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; mahkemenin görevsiz olduğunu, davacının talep ettiği bedellerin EPDK kararlarına dayalı olarak abonelerden tahsil edildiğini, hukuka aykırı bir tahsilatın söz konusu olmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; dava konusu kayıp-kaçak bedelinin EPDK tarafından belirlendiği, idari işlem olması nedeni ile idari yargının görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava, yersiz tahsil edildiği iddia edilen, elektrik faturalarına yansıtılan kayıp-kaçak bedeli, dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli, perakende satış hizmeti bedeli ve iletim bedeli adı altında haksız tahsil edildiği iddia edilen bedellerin istirdadına ilişkin olup; uyuşmazlık özel hukuk ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Davada; EPDK kararlarının kanuna aykırı olduğu iddia edilerek, iptali istenmediğine göre; davaya bakmaya Adli Yargı görevlidir.
Bu durumda, mahkemece; davacı ve davalının tüm delilleri toplanarak, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/4476, K. 2016/3986, 16 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama