KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/4999 E., 2016/4781 K.·Mahkemesi :tüketici Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2016
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesinde; davalının davacı şirketin elektrik abonesi olduğunu, davacının kullandığı elektrik bedellerine ilişkin düzenlenen faturaları ödemediğini, bu nedenle hakkında icra takibi yapıldığını, yapılan takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve davacı lehine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış; duruşmalardaki beyanlarında davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının asıl alacak olarak 12.512,50 TL talepte bulunduğu, bununla ilgili kendi beyanlarına göre 11.963,70 TL asıl alacak ile ilgili faturaların iptal edildiği, bakiyenin ise haklı olup olmadığına ilişkin olarak da her ne kadar davalının bunu ödediğini belirtmiş ise de ödeme belgelerinin ibraz edilmediği, davalının itirazında bakiye ile ilgili haklı olup olmadığı ve icra tazyiki altında ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti için araştırma yapılması gerekeceğinden, davacının ise inceleme yapılmasını istemeyerek davanın konusuz kaldığını belirttiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Somut olayda;davacı şirket tarafından icra dosyasında takibe konu edilen 13.793,00 TL'nin içerisindeki 12.512,50 TL asıl alacağın 11.963,70 TL'sine ilişkin olarak itiraz kabul edilip faturalar iptal edildiğinden dava açılmasında davacının haksızlığından söz edilemeyeceği kuşkusuzdur. Bu nedenle de bu 11.963,00 TL'lik kısım yönünden davalı vekili
./.. -2-
lehine yürürlükteki A.A.Ü.T. uyarınca nisbi 1.436,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile nisbi 1.655,16 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve hakimin takdir yetkisi kapsamında kalmadığından hükmün 3.bendindeki ''...1.655,16 TL...'' ifadesinin hükümden çıkarılarak yerine ''...nisbi 1.436,00 TL...'' ifadelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine,
Yine bundan ayrı olarak ,548,80 TL'nin de davalı tarafça kabul edildiği ve davalıdan tahsil edildiği anlaşılmakla bu miktar yönünden de davacı dava açmakta haklı olduğundan davacı vekili yararına da bu miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi doğru görülmemiş ise de bu hususun düzeltilmesi de yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve hakimin takdir yetkisi kapsamında kalmadığından hükme 6.bent olarak ''Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki A.A.Ü.T. uyarınca 548,80 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' ifadelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/4999, K. 2016/4781, 29 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama