KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/5095 E., 2016/4743 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2016
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; abonelik sözleşmesinden kaynaklanan fatura borçlarını ödemeyen davalı hakkında başlatılan icra takibinin, davalının haksız itirazı üzerine durduğunu belirterek, davalının ... 10. İcra Müdürlüğü'nün 2012/5182 esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamış, duruşmadaki beyanında ise; dava konusu borcunu yapılandırdığını, ancak henüz tamamını ödemediğini belirtmiştir.
Mahkemece, dava konusu su aboneliğinin davalı adına kayıtlı olduğu ve davalının ilk celsede davayı kabulüne dair beyanı ile borcu yapılandırdığı ve ilk taksitini ödediği nazara alınarak davanın kısmen kabulü ile, ... 10.İcra Müdürlüğünün 2012/5182 Esas sayılı icra takibinde itirazın kısmen iptaline ve takibin 3.504,58 TL üzerinden devamına, asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 700,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava, fatura borcuna dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, taraf beyanları ve dosyada mevcut belgelere göre davalının dava konusu borcunun 6552 sayılı yasa kapsamında yapılandırılması için başvurduğu ve davacı kurum tarafından bu başvurunun kabul edilerek, borcun taksitler halinde ödenmek üzere yapılandırıldığı ve davalının davacı kuruma 18/11/2014 tarihinde bir kısım ödeme yaptığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece, dava konusu borcun yapılandırıldığı ve bu suretle dava şartı niteliğinde olan "hukuki yarar" şartının ortadan kalktığı gözönüne alınarak, konusuz kalan dava hakkında karar verilemesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/5095, K. 2016/4743, 29 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama